Psikolojik Destek

Psikologlar

Ömer Ekinci* K.Esen Ekinci*,,Arife Uyar*

Stajyer Psikologlar

Ahmet Erhan Eralp, Nesil Sagin , Nazli Karakoç
Seval Kösecioglu ,Cihan Çelik , Serkan Gümüş
K.Eser Ekincioglu,Banu Baysan
Aysegul Karakoc,Zehra Horoz,Cihan Celik,Hasan Köroglu*,Murat Akdogan*

PSİKOLOJİK REHABİLİTASYON

• Sohram Psikolojik destek birimi altıncı hizmet yılına girmiştir. 2001 Eylül ayında bir psikolog ve 3 görüşme ile başlayan hizmet, giderek artan bir ivme ile 2006 yılında bölgemizin ihtiyaçlarına cevap verecek. Kapasiteye ulaştırılmıştır.
• Geçen beş yıllık süreç bize göstermiştir ki, bölge insanlarının yaşamış oldukları şiddet ortamının sebep olduğu bireysel ve sosyal psikolojik travmaların etkileri devam etmektedir. Keza bu şiddet ortamından kasıt bölge sosyal yaşantısında etkili olan feodal katı kurallara dayalı aşiretçi baskıcı ve dayatmacı aile ilişkileridir de. Bu travmalar bireyin kişiliği üzerinde duyusal bilişsel ve davranışsal tahribatlar bırakırken, gerek bireyin gerekse mensubu bulunduğu toplumsal çevreninde negatif etkileşimine sebep olmaktadır. Bu bağlamda toplumsal yapıda aynı travmanın davranışsal sancısını çekmektedir.
• Beş yıllık Sohram Psikolojik destek biriminde yapılan görüşmelerde tespit ettiğimiz en önemli bulgu şiddet veya işkence mağduru bireylerin uzun zamana dayalı psiko-sosyal desteğe ihtiyaç duyduğunun yanı sıra; belirli bir süre sonunda ( 2- 4- veya 8 ayda sürse) kişinin görüşmelerin sonlanmasından yaklaşık 3 – 4 aylık bir aradan sonra tekrar görüşme isteğinde bulunduğudur.
• Şiddet ve İşkence mağduru bireylerin özellikle şiddete uğradıklarını profesyonel ortamda bir uzmanla paylaşmalarının kendileri üzerinde olumlu yönde etkisi olduğu gözlenmektedir. Kişide oluşan güven öz benlik kazanımı, kendini değerli önemli hissetme gibi duygulanımları sosyal ortamda toplumsal uyuma da pozitif olarak yansımaktadır. İşte bu yansımanın belirli dönemlerde zayıf kalması durumunda kişi psikolojik desteğin tekrarını arayabilmektedir.
• Belirli dönemlerde olmak üzere görüşmeye başvuranların çoğunlukla kadınlar olduğu görülmektedir. Bu da toplumsal yaşantıda feodalitenin baskıcı aile yaşantısına getirdiği sonuçların etkisidir. Aile içi şiddet, dayak formatından çıkarak aile içi taciz, cinsel istismar yaşantılarının açığa çıkması şeklinde hemen olmasa da psikolojik destek süreci içerisinde ortaya konan gerçekler olarak saptanmaktadır.
• Bu durumdan mağdur bayanların da görüşme sürecinde öncelikle maruz kaldıkları bu davranışı pasif kabullenme boyutundan aktif farkındalık boyutuna, bu durumla yaşayabilme ve mücadele edebilme düzeyine geçebildikleri gözlenmiştir.
• Şiddet, işkence, aile içi şiddet, taciz veya cinsel istismar mağdurlarının psikolojik destek süreci sonucunda elde ettikleri en büyük ortak kazanım kendilerinin maruz kaldıkları her ne olursa olsun affedilmez gerçekler olduğu ve bu gerçeklerle mücadele edebilecek bir Özgüven benlik ve ego güçlerinin olması gerekliliğidir. Nitekim uzun yoğun ve sabırlı bir süreç sonucunda bu kazanımlar ile bireysel ve toplumsal ruh dinginliği bununla birlikte farkındalığı yüksek daha huzurlu uyumlu ve üretken bir yaşama dönüşecektir.
• 26 Haziran BM işkence ve kötü muameleyle mücadele gününde, psikolojik destek servisimiz, psikoterapi’nin işkence ve şiddet mağdurlarının rehabilitasyonunda ve sosyal yasamdaki yeri ve önemi, psikoterapi’nin metotları konulu seminerler düzenledi. Bu seminerler merkezimiz salonunda halka ve sivil toplum örgütlerine açık şekilde verildi.

Psikolojik rehabilitasyon servisimiz sürekli çok sınırlı bir bütçeyle çalışmalarını sürdürmek durumunda kalmıştır. Oysa bilindiği gibi bölgemizde yaşanan toplumsal şiddet ortamı sebebiyle ciddi boyutlarda tehlike sinyalleri vermektedir. Aile içi şiddet geleneksel yapı ve kültürel mentalite ve terim ve olguların yerinde kullanılmaması bu olayları teşvik etmektedir. Şiddetin yoğun bir biçimde uygulanması sebebiyle işkence kadar ağır tahribatlara yol açmaktadır.

Bölgemizde ayrıca politik örgütler içinde de şiddet, kötü muamele ve psikolojik baskı yaygın bir biçimde uygulanmakta ancak hiçbir kesim tarafından dile getirilmediği ve ilgilenilmediği için tahribatları daha derin olmaktadır. Merkezimiz 2006 yılında 228 şiddet ve işkence mağduruna tedavi hizmeti vermiştir.

Dip not:
Kurumumuzda halen hizmet vermekte olan psikologlar (*) isareti ile gosterilmektedir

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


− 1 = altı