26 Haziran Uluslararası işkence mağdurlarıyla dayanışma günü SOHRAM-DER – OMCT
Temmuz 17 | Posted by Mim. Yavuz Binbay | GenelPrière de trouver la version française ci-dessous.
Basın açıklaması
Uluslararası işkence mağdurlarıyla dayanışma günü
Hiçbir hal ve şartta işkence meşru ve mazur gösterilemez
Türkiye: Terörle mücadele çocuklara karşı işkence kullanımını meşru kılmamalıdır
26 haziran 2010, Cenevre-Ankara. Uluslar arası işkence mağdurları günü dolayısıyla, Dünya işkenceyle Mücadele Örgütü (OMCT) ve SOHRAM Türkiye’de terörle mücadele kapsamında tutuklanan ve hapse atılan çocukların durumu1 hakkında bilgi vermek istiyorlar. Son senelerde, gösterilere ve halka açık toplantılara katılmış 12-17 yaş arası yüzlerce çocuk 2006’da yapılan değişiklikle 15 yaşını tamamlamış çocukları yetişkin gibi yargılanmasına olanak tanıyan Terörle Mücadele Yasası kapsamında (3713 sayılı yasa) sertçe baskı altında tutuldular. Bu baskı, uluslararası yasalara, özelikle de Birleşmiş Milletlerin çocuk hakları sözleşmesine aykırıdır. Yetişkin olamamaları ve bazı politik gruplar tarafından manipülasyon mağruduru olamaları, polislerin bu çocuklara karşı uyguladıkları baskıyı ve şiddeti hiçbir şekilde azaltmamaktadır.
2000 ve 2009 yılları arasında öldürülen 14 çocuk dışında, Terörle Mücadele Yasası2 kapsamında tutuklanan çocuklar soruguları sırasında sistematik işkence ve kötü muamele mağdurudurlar. Çocuklar genelde yetişkinlerle aynı muamelelere maruz kalmaktadırlar, fakat bu kötü muameleler çocukların savunmasızlığı dolayısıyla çok daha derin acılara yol açmaktadır ve gelişimlerini kötü yönde etkileyen uzun dönemli sonuçlar doğurmaktadır. Bu işkence ve kötü muameleler şöyle sıralanabilinir: falaka, vücudun tüm bölümlerine sopayla vurma, uykusuz, gıdasız ve susuz bırakma, tuvalet ihtiyaçlarının giderilmesini engeleme, ailesine karşı da dahil ek ve daha kötü işkence tehditlerinde bulunmak; tecavüzüde içeren cinsel istismarlada bulunmak, tazikli soğuk su sıkma, küfür etme, hareketin yasaklanması, başkalarına yapılan işkence seslerini dinlemeye zorlamak, vs.
İşkence altında itirafları elde edildikten sonra, çocuklar hakında dava açılıp, Türkiye tarafından da kabul edilmiş uluslararası hukuka aykırı “Özel Ceza Mahkemeleri” diye de adlandırılan Terörle Mücadele Mahkemeleri tarafından yargılanıp mahkum edilmektedirler. Oysa ki, Türkiye‘ninde kabul ettiği uluslararası yasa uyarınca « Ceza kanunua göre henüz yetişkin olmamış gençlere uygulanacak prosedür bu kişilerin yaşlarını ve yeniden eğitimilerinin yararlarını gözönünde bulundurmalıdır.» (Medeni ve Siyasi haklara yönelik Uluslararası Sözleşmenin 14.4 sayılı maddesi).3 Bu çocuklar genellikle birçok seneye varabilecek hapis cezalarına çarptırılmaktadırlar. Bu bakımdan, 23 Nisan 2010’da Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün verdiği verilere göre cezaevlerinde tutuklu bululan 2559 çocuktan 276’sı (yani toplam tutuklu çocuk sayısının %10’nundan daha fazlası) Terörle Mücadele Yasası kapsamında tutuklanmıştır. Resmi verilere göre, Ocak ve Nisan 2010 tarihleri arasında 16 çocuk bu yasa kapsamında hapsedildi.
Resmi rehabilitasyon programları bulunmamaktadır. Hapse mahkum edilmişler de dahil olmak üzere, mağdur çocukların Rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma programlarını SOHRAM gibi dernekler üstlenmektedir.
OMCT ve SOHRAM siyasi faaliyetler içinde çeşitli siyasi gruplar tarafından çocuklara yapılan manipülasyondan da endişe etmektedirler. Sadece bu grupların lehine çocukların stratejik kullanımı, bu çocukları haklarının ciddi bir şekilde ihlal edilmesine maruz bırakır..
Bu İşkence ve Şiddet Mağdurlarıyla dayanışma gününde, SOHRAM ve OMCT resmi türk makamlarını, çocuklara karşı terörle mücadele kapsamında işlenen resmi şiddet uygulamaları hakkında Çocuk Hakları ve İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcılığa karşı sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca ulusal bir tartışma açmaya ve aşağıdaki önlemleri hayatta geçirmeye çağırıyorlar :
-
Terörle Mücadele Yasasının,18 yaşının altında her çocuğun bu yasanın uygulamasından muaf tutulacağı biçime Çocuk Hakları Sözleşmesine uygun olarak yeninden düzenlemesi ;
-
Her tutuklanan çocuğun, çocukların haklarına saygı konusunda özel eğitimli polis memurları tarafından sorgulanmasının garanti altına alınması ;
- Hakkında ceza yasasını ihlal ettiği iddia edilen ve bu nedenle itham edilen ya da ihlal ettiği kabul edilen (Terörle Mücadele Yasası dahil) her çocuğun, reşit olmayanlara yönelik bir sistem içinde hakkında dava açılması ve yetkili, bağımsız ve yansız bir makam ya da mahkeme önünde kendisinin yüksek yararına, haklarına ve savunma hakkına saygı duyan prosedürlere göre yargılanmasının güvence altına alınması ;
- İşkence yada kötü muamele iddiaları durumunda derhal verimli, kapsamlı bağımsız ve tarafsız bir soruşturma açılmasının, bu soruşturmanın sonuçlarının kamuya açıklanmasının ve sorumluların tesbit edilip sivil, yetkili, bağımsız ve yansız bir mahkeme önüne çıkartılıp, yasa tarafından belirlenmiş ceza ,sivil ve/yada idari kanun yaptırımlarının uygulanmasının güvence altına alınması;
-
İşkence yada kötü muamele sonucuna elde edilmiş kanıtların ve beyanların geçersiz sayılması;
- Mağdurların tazminatı ve rehabilitasyonu dahil olmak üzere etkili bir çözüm ve yeterli telafi sağlamak;
- Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesinin CRC/C/OPAC/TUR/CO/1 dökümanının 18.ve 19. paragrafların da belirtilmiş ve Türk devletini “Çocukların “Özel Ceza Mahkemeleri” tarafından yetişkinler gibi yargılanmamasını garanti altına almak için Terörle Mücadele Yasasını değiştirmeye çağıran” tavsiyelerin hayata geçirilmesi. Çocuklar olağan mahkemelerde, Adaletin reşit olmayan kişileri koruma normalarından yararlanmalı ve tüm davalar özenle ve tarafsız bir şekilde, güvenilir bir prosedür kuralarına uygun yürütülmelidir.
Daha fazla bilgi için ;
Contact:
SOHRAM: Yavuz Binbay, Tel. +90 532 345 34 42, Email : sohram@hotmail.com
OMCT: Cécile Trochu Grasso, Tel. +41 22 809 49 39, Email: omct@omct.org
1 Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 1. maddesine uyarınca, « çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır. ».
2 Genelde bu çocuklar haklı yada haksız yere gösteriler esnasında taş atmakla suçlanmaktadırlar.
3 Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 40. maddesine uyarınca « Taraf Devletler hakkında ceza yasasını ihlal ettiği iddia edilen ve bu nedenle itham edilen ya da ihlal ettiği kabul edilen her çocuğun; çocuğun yaşı ve yeniden topluma kazandırılmasının ve toplumda yapıcı rol üstlenmesinin arzu edilir olduğu hususları göz önünde bulundurularak, taşıdığı saygınlık ve değer duygusunu geliştirecek ve başkalarının da insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygı duymasını pekiştirecek nitelikte muamele görme hakkını kabul ederler. » (madde 40.1) ve beyan eder ki « Hakkında ceza kanunu ihlal iddiası veya ithamı bulunan her çocuk Yetkili, bağımsız ve yansız bir makam ya da mahkeme önünde adli ya da başkaca uygun yardımdan yararlanarak ve özellikle çocuğun yaşı ve durumu göz önüne alınmak suretiyle kendisinin yüksek yararına aykırı olduğu saptanmadığı sürece, anne-babası veya yasal vasisi de hazır bulundurularak yasaya uygun biçimde adil bir duruşma ile konunun gecikmeksizin karara bağlanmasının sağlanmalıdır» (Madde 40.2-b).
En Français
Communiqué de presse
Journée internationale pour le soutien aux victimes de la torture
Nulle circonstance ne permet de tolérer la torture
Turquie: la lutte anti-terroriste ne doit pas justifier l’utilisation de la
torture à l’encontre des enfants
26 juin 2010, Genève-Ankara. A l’occasion de la journée internationale pour le soutien aux victimes de la torture, l’OMCT et SOHRAM souhaitent dénoncer la situation des enfants1 arrêtés et détenus dans le cadre de la lutte anti-terroriste en Turquie. Ces dernières années, des centaines d’enfants de 12 à 17 ans ayant participé à des manifestations et réunions publiques ont été durement réprimées dans le cadre de la loi anti-terroriste dont la modification en 2006 (loi n°3713) permet la poursuite des enfants de plus de 15 ans au même titre que les adultes. Cette répression est contraire au droit
international, en particulier à la Convention des Nations Unies relative aux droits de l’enfant. L’immaturité et la manipulation évidente dont les enfants sont victimes par certains groupes politiques n’atténuent aucunement la répression et les violences policières à leur encontre.
Au-delà des 14 enfants qui ont été tués lors de manifestations entre 2000 et 2009, les enfants qui sont arrêtés dans le cadre de la loi anti-terroriste2 sont victimes de mauvais traitements et de tortures de manière quasi-systématique lors de leur interrogatoire. Les traitements subis sont généralement les mêmes que ceux infligés aux adultes mais ils entraînent des souffrances immédiates bien plus aiguës à cause de la vulnérabilité inhérente des enfants et des conséquences à long terme particulièrement néfastes à leur développement. Ce sont par exemple la falaka3, le matraquage de toutes les parties
du corps, la privation de sommeil, de nourriture, d’eau et de faire ses besoins, diverses menaces de torture supplémentaires et plus sévères y compris à l’encontre de la famille, des abus sexuels incluant des viols, l’arrosage par jets puissants d’eau froide, les injures, l’interdiction de bouger, l’obligation d’écouter des cris enregistrés de personnes torturées, etc.
Une fois des aveux obtenus sous la torture, les enfants sont poursuivis, jugés et condamnés par des tribunaux anti-terroristes également appelés « tribunaux pénaux spéciaux » en totale contradiction avec le droit international pourtant reconnu par la Turquie qui énonce que « la procédure applicable aux jeunes gens qui ne sont pas encore majeurs au regard de la loi pénale tiendra compte de leur âge et de l’intérêt que présente leur rééducation » (article 14.4 du Pacte International relatif aux droits civils et politiques).4 Ces enfants sont souvent condamnés à des peines d’emprisonnement pouvant aller jusqu’à plusieurs années de prison. A cet égard, le 23 avril 2010 le Directeur général des prisons de Turquie annonçait que 276 enfants, soit plus de 10% des 2559 enfants détenus dans les prisons turques, étaient emprisonnés en vertu de la loi anti-terroriste. Selon des chiffres officiels, entre janvier et avril 2010, 16 enfants ont été emprisonnés en vertu de cette loi en Turquie.
Les programmes officiels de réinsertion n’existent pas. Ce sont les associations comme SOHRAM qui prennent en charge la réhabilitation et la réinsertion des enfants victimes, y compris ceux qui ont été condamnés à la prison.
L’OMCT et SOHRAM sont également préoccupés par les manipulations des enfants opérées par divers groupes politiques dans le cadre de leurs activités politiques. Cette utilisation stratégique des enfants au profit de ces seuls groupes les expose à des violations graves de leurs droits.
En cette journée internationale pour le soutien aux victimes de la torture, l’OMCT et SOHRAM appellent les autorités turques à ouvrir un débat national sur les violences officielles commises à l’encontre des enfants dans le cadre de la répression anti-terroriste et à mettre en oeuvre, conformément aux articles pertinents de la Convention relative aux droits de l’enfant et de la Convention contre la torture et autres peines ou traitements cruels, inhumains ou dégradants, les mesures suivantes :
- Réformer la loi anti-terrorisme en conformité avec la Convention relative aux droits de l’enfant de façon à ce que tous les enfants de moins de 18 ans soient exemptés de l’application de cette loi ;
- Garantir que tout enfant arrêté soit interrogé par des agents de la police spécialisés et formés au respect des droits particuliers des enfants ;
- Assurer que les enfants suspectés, accusés ou convaincus d’infraction à la loi pénale, y
compris la loi anti-terrorisme, soient poursuivis et jugés dans le cadre d’un système de justice pour mineurs par une autorité compétente, indépendante et impartiale et selon des
procédures spéciales respectant le meilleur intérêt de l’enfant ainsi que ses droits, y compris ses droits de la défense ;
- En cas d’allégation de torture ou de mauvais traitement, garantir une enquête immédiate,
efficace, exhaustive, indépendante et impartiale dont les conclusions seront rendues
publiques, et ce afin d’identifier les responsables, de les traduire devant un tribunal civil
indépendant, compétent et impartial et d’appliquer les sanctions pénales, civiles et/ou
administratives prévues par la loi ;
- Déclarer irrecevables les éléments de preuve ou les déclarations extorqués sous la torture ou les mauvais traitements ;
- Garantir un recours effectif et une réparation adéquate, y compris l’indemnisation et la
réhabilitation des victimes ;
- mettre en oeuvre les recommandations du Comité des droits de l’enfant des Nations Unies
énoncées aux paragraphes 18 et 19 du document CRC/C/OPAC/TUR/CO/1 appelant
notamment l’Etat turc à « modifier la loi antiterroriste afin de garantir que des enfants ne
soient pas jugés en tant qu’adultes devant les «tribunaux pénaux spéciaux». Les enfants
doivent bénéficier de la protection des normes de la justice pour mineurs dans les tribunaux ordinaires et tous les procès doivent être conduits avec diligence et impartialité,
conformément aux règles minimales d’une procédure régulière ».
Contact:
SOHRAM: Yavuz Binbay, Tel. +90 532 345 34 42, Email: sohram@hotmail.com
OMCT: Cécile Trochu Grasso, Tel. +41 22 809 49 39, Email: omct@omct.org
1 Selon l’article 1 de la Convention des Nations Unies relatives aux droits de l’enfant, « un enfant s’entend de tout être humain âgé de moins de dix-huit ans, sauf si la majorité est atteinte plus tôt en vertu de la législation qui lui est applicable ».
2 Le plus souvent ces enfants sont accusés, à tort ou à raison, d’avoir jeté des pierres pendant les manifestations.
3 La falaka est une forme de torture qui consiste à frapper la plante des pieds de la victime avec un bâton de bois, une matraque, etc.
4 Se référer également à l’article 40 de la Convention relative aux droits de l’enfant selon lequel « tout enfant
suspecté, accusé ou convaincu d’infraction à la loi pénale [a] le droit à un traitement qui soit de nature à favoriser son sens de la dignité et de la valeur personnelle, qui renforce son respect pour les droits de l’homme et les libertés fondamentales d’autrui, et qui tienne compte de son âge ainsi que de la nécessité de faciliter sa réintégration dans la société et de lui faire assumer un rôle constructif au sein de celle-ci » (article 40.1) et qui énonce « que [la] cause [de l’enfant] soit entendue sans retard par une autorité ou une instance judiciaire compétentes, indépendantes et impartiales, selon une procédure équitable aux termes de la loi, en présence de son conseil juridique ou autre et, à moins que cela ne soit jugé contraire à l’intérêt supérieur de l’enfant en raison notamment de son âge ou de sa situation, en présence de ses parents ou représentants légaux » (article 40.2-b).


