2016 FAALIYET RAPORU


Warning: in_array() expects parameter 2 to be array, null given in /home/sohram/public_html/v2/wp-content/plugins/google-ajax-translation/ajaxtranslation.php on line 638

SOHRAM-DER HAKKINDA GENEL BİLGİ

Merkezimizin temel amacı her türlü şiddetten işkence, savaş, iç karışıklık, sosyal çalkantı, aile içi şiddet ve taciz… Vs. (kendisi veya yakınları) etkilenmiş kişilere sosyal yardım, eğitim desteği, hukuksal destek, psikolojik ve fiziksel rehabilitasyon hizmeti vermektir.

Kurumumuzun temel ilkesi her türlü politik yapılanmadan bağımsız olmasıdır.

Merkezimizin temel amacı mütevazı çalışmalarla insan olma erdemine ulaşmaktır.

Derneğimiz 2000 yılından beri Diyarbakır’da faaliyetlerini sürdürmektedir. Kurumumuz nereden gelirse gelsin her türlü şiddete karşı Mücadele eder. Çalışmalarında kadın – çocuk ve yaşlılara özellikle öncelik tanır, hassasiyet gösterir. SOHRAM bölgede mağdurlara Türkçe, Kürtçe, Arapça, Süryanice psikoterapi hizmeti veren ilk merkezdir ve bugüne kadar bu hizmeti veren tek kurum olmaya devam etmektedir.

Kurumumuz çalışmalarında dinler (Hristiyan-Müslüman-Alevi vd.) ve kültürler arası diyalogu eşitlik temelinde temel alır. Bu çerçevede Süryaniler, Aleviler, Ermeniler, Yezidiler, Nusayrîler ve diğer dinsel azınlıkların yansıra tüm etnisiterle bu temelde diyalogu geliştirmeyi esas alır.

Kurumumuz eğitim desteğini, rehabilitasyon ve sosyal yaşama katılımını, dinler ve kültürler arası diyalogu, mültecilere yardımı komple bir çalışma olarak ele almaktadır. Kurumumuz hizmet verdiği bireylerin topluma özgür ve etkin bir birey olarak katılımını sağlamayı amaçlamaktadır. Hizmet verdiği şiddet mağdurlarının; psikoterapi, sağlık rehabilitasyonlarının yanı sıra bu mağdurların aile bireylerini de aynı kapsamda ele alarak çocuklarına eğitim yardımlarının yanı sıra aileye sınırlıda olsa sosyal yardımlar yapmayı amaçlamaktadır. Eğer işsiz duruma düşmüş bir işkence mağduruna iş imkânı bulunmazsa, mülteci duruma düşmüş bir savaş mağduruna sığınacağı bir yer, sarınabileceği bir battaniye umudu verilmezse psikoterapinin pek etkisi olmaz. Bu sorunlara ortak bir sistemle yaklaşılmadığında sonuca ulaşmanın mümkün olamayacağına inanmaktayız.

Dinler ve kültürlerarası diyalog sorunların kavranması için bir vizyon oluşturmada önemli etkenlerdir. Ancak zihniyet değişmediği sürece böylesi bir barışın sağlanması mümkün değildir. SOHRAM bu nedenle bu alanlardaki çalışmalarını “barış inşası” temelinde yoğunlaştırmaktadır.

Merkezimiz bu amacını gerçekleştirmek için yaptığı çalışmaların ana hatlarını;

  • Eğitim desteği ve kurslar (Savaş – iç çatışma – işkence – aile içi şiddet vs. mağdurlarına)
  • Psikolojik ve Hukuksal destek (Savaş – iç çatışma – işkence – aile içi şiddet vs. mağdurlarına)
  • Dinler ve kültürlerarası diyalog ve özgün değerleri paylaşım
  • Mültecilere ve bölgedeki çatışma sebebiyle göç edenlere sosyal yardımlar, Sosyal yaşama yeniden adaptasyon ve Sosyal yaşamda rehberlik, Kullanılmış veya kullanılmamış elbise ve eşya dağıtımı, bebekler için süt dağıtımı, yardımları … Vb. faaliyetler olarak belirleyebiliriz.

Bu programlarımıza ek olarak imkânlarımız elverdiği oranda;

  • Sağlık desteği (ücretsiz ilaç ve Muayene)
  • Hukuksal destek

SOHRAM’IN BÖLGEMİZDE BARIŞ – MÜLTECİLERE YARDIM – ŞİDDET POLİTİKALARINA KARŞI ETKİNLİKLERİ

Ortadoğu’da devam eden ve bir dünya savaşını andıran olayların dünyaya ve ülkemize yansımalarını önemseyen kurumumuz, bu yeni durum sebebiyle yeni bir sorumluluk yüklenme gereği duymuştur. Beş yıldır Suriye’de süren ve devletlerin vekâlet savaşına dönüşen iç savaş ve Irak’ta yıllardır devam eden iç savaş sebebiyle bölgemize kavimler göçünü andıran mülteci akınına sebep olmuştur. Savaşın barbarca yıkımından katliama varan saldırılarından korunmak için kaçan Suriyeli ve Iraklı savaş mağdurları (Arap, Kürt, Ermeni, Süryani, Yezidi, Türkmen, Alevi Sünni) yıl boyunca yeni mülteci dalgalarına yol açmış ve bölgemizde mülteci sayısı 900’000 ülke genelinde ise 3’500’000’a ulaşmıştır. Bu atmosfer, hem ülkemizde hem de tüm dünyada istikrarsızlığa bunun sonucunda da, milliyetçilik ve radikal anlayışların artmasına neden olmuştur. Devam eden savaş o coğrafyada yaşayan halkların (Arap, Kürt, Süryani, Ermeni, Türkmen vd.) katliamına dönüşmüştür.

Bu çerçevede SOHRAM yeni misyonunu eski faaliyetlerinin yansıra, yeniden yapılandırarak mültecilere yardım, dinler ve kültürlerarası diyalog olarak belirlemiştir. Sınırlı imkânlara sahip olan SOHRAM bu faaliyetleri gerçekleştirmeye çabalarken mevcut gücünü aşacağının ve zorlanacağının farkındadır.

Sürekli olarak söylediğimiz gibi Barış için mücadele zaman alır ve mantalitenin değişimini gerektirir. SOHRAM yeni misyonunda böylesi küresel bir çalışmayı hedeflemektedir. Bu sebeple SOHRAM yeni kadrolara ihtiyaç duymaktadır.

SOHRAM’ın bölgemizde şiddetsiz bir kültürün geliştirilmesi için uzun vadeli yeni programları şunlardır:

  • Etnik gruplar -kültürler ve dinler arası diyalog faaliyetleri.
  • Irak ve Suriye’de vekâlet savaşları sebebiyle oluşan ortaçağ anlayışının etkilerini azaltacak faaliyetler.
  • Suriyeli mültecilerle uzun erimli kalıcı ilişkiler geliştirmek.

15 Temmuz 2016’da FETÖ örgütü inisiyatifinde bir askeri grup tarafından askeri darbe teşebbüsü organize edildi. Bu durum önemli ölçüde Türkiye’deki yaşam koşullarını kötüleştirdi.

SOHRAM-DER olarak kurucu genel başkanımız Mim Yavuz Binbay’ın iki defa mağduru olduğu insanlığa karşı işlenen suçlar kapsamında olan her türlü darbeyi, zihniyeti ve girişimini şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz.

Her darbe döneminde demokrasi ve halk düşmanı zihniyet sahiplerince ülkemizin bir kuşağı insanlık dışı yöntemler kullanılarak gözaltına alınmış, işkencelerden geçirilmiş, katledilmiş, kaybedilmiş, fişlenmiş, toplumsal yaşama katkısı ve katılımı engellenerek yok edilmiştir.

Ülke demokrasisi her on yılda bu çağdışı yöntemle demokrasi kesintiye uğratılarak bir vesayet rejimi oluşturularak, halkın iradesi yok sayılmış ve çağın gerisinde bırakılmıştır.

Bu dönemlerde halkın ilk demokratik temsil organı olan demokrasinin olmazsa olmaz organlarından sivil toplum örgütleri kapatılmış, yasaklanmış, üyeleri hakkında en ağır suçlamalarla soruşturmalar açılarak sindirilmiş ve demokratik yaşamın ilk temsil organı olan sivil toplum örgütlülüğünün gelişmesi engellenerek toplumumuzun demokrasinin gelişmesi engellenmiştir.

Osmanlı imparatorluğu dönemi dâhil olmak üzere bu topraklarda 700 yıldır ilk defa sivillerin Cuntacılara karşı koyuşunu ve zaferini kutluyoruz ve saygıyla selamlıyoruz.

Unutulmamalıdır ki “En kötü sivil yönetim insanlık suçları kapsamındaki CUNTACI yönetimden evladır.” Demokratım, insan haklarından yanayım, İnsanım diyen her birey Cuntacılığa karşı demokratik sistemi desteklemelidir.

Halkımızın, tanklara, silahlı cuntacı çete mensuplarına karşı hayatını ortaya koyarak kazandığı demokrasi zaferini kutluyoruz. Demokrasi şehitlerine rahmet diliyor ailelerine ve halkımıza baş sağlığı diliyoruz.

SOHRAM-DER olarak, halkımızın demokratik yaşamda ilk temsil organlarından bir kurum olduğumuz bilinciyle her zaman ve her koşulda halkın iradesiyle birlikte ve demokratik sistemin kurumlarından biri olduğumuzu belirtiriz.

15 Temmuz Darbe Girişimi Bilançosu

Açıklama Kişi sayısı
Darbe teşebbüs sırasında ölenlerin sayısı 62 polis, 5 asker, 184 sivil: 251 kişi toplam. 5 reşit olmayan.
Darbe girişimi sırasında yaralı sayısı 124 polis ve 1’390 sivil olmak üzere, 1’535 kişi yaralandı.
Tutuklananların sayısı Yaklaşık 49’786 kişi
Tutuklanan kişi sayısı Yaklaşık 38’648 kişi
İş akitleri feshedilenlerin sayısı yaklaşık 126’687
Kapatılan vakıf ve dernek sayısı 114 vakıf ve 1’132 dernek
 Kapatılan hastahane sayısı 35 hôpitaux
kapatlan eğitim kurumları sayısı 936 özel okul, 112 özel pansiyon, 16 özel üniversite.
Kapatılan sendikaların sayısı 19 sendika
kapatılan Gazete ve televizyon sayısı 9 gazete ve 22 televizyon
Gözaltında ve cezaevinde ölümler 3 kişi (gözaltında 1 öğretmen, bir gardiyan ve cezaevinde bir albay)
Olağanüstü hal altında gözaltı süresi 30 gün
Öngörülen olağanüstü hal süresi Altı ay 21 Temmuz 2016’dan itibaren
  • İmamlar darbe sırasında öldürülen darbeciler için dini tören yapmayı reddetti. Bu durumu her kime karşı olursa olsun dini vecibelere ve insanlığın binlerce yıllık cenazeye saygı geleneğine aykırı buluyoruz.
  • İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İstanbul belediyesi hainler mezarlığı olarak adlandırılacak bir mezarlık kuracaklarını ve darbeyle ilişkili kişileri hainler mezarlığına gömeceklerini deklere etti. Bir darbecinin ailesi oğlunun cesedini evinin bahçesinde gömmek zorunda kaldı. Bu durumu da dini vecibelere ve insanlığın binlerce yıllık cenazeye saygı geleneğine aykırı buluyoruz.  İnsani geleneklere aykırı bu tür davranışlara son verilmesi çağrısında bulunuyoruz.

Türkiye’de ve özellikle Diyarbakır’daki Mülteci sorunları ve çatışma ortamı:

 Suriye’de kötüleşen iç savaş sebebiyle 2012 yılından bu yana veya 2014 yazından beri DEASH’in barbarca uyguladığı katliamlar ve işlenen insanlık suçları sebebiyle, mültecilerin Türkiye’ye sığınmak zorunda kalmalarını arttırmıştır. Bölgemiz uluslararası vekâletler savaşı bölgesi haline gelen Suriye ve Irak’a komşu olması sebebiyle sığınmacı sayısında olağanüstü bir artış olmuştur. Mayıs 2016’daki resmi açıklamalar göre Türkiye’de üç buçuk milyon sığınmacı bulunmaktadır. Ancak bu sayı açıklananın çok üstünde olduğu gözlenmektedir. Türkiye’de toplam her biri on bin kapasiteli 26 mülteci kampı bulunmaktadır. Bu kamplarda toplan 260’000 sığınmacı barınabilmektedir.

Sınır komşumuz Suriye’de iç savaş ne zaman biteceği belli olmadan devam etmektedir. Her gün vahşet olarak değerlendirilebilecek katliam ve saldırı haberleri gözlenmektedir. Bu katliamlardan kaçmaya çabalayan Suriyeliler komşu ülkelere sığınmaya çalışmaktadırlar. Güvenli bir sığınak olarak gördükleri Avrupa’ya ulaşmaya çalışan mültecilerin on binlercesi çoluk çocuk denizlerde hayatını kaybediyor. Çatışmaların seyri ve çatışan güçlerin yapısına bakıldığında her an yeni katliamların olabileceğinden kaygı duymaktayız. Uluslararası ve taraf güçlere bu riski ortadan kaldıracak önlemleri almaya davet ediyoruz.

2016 yılında Sohram Suriye’de süren savaşın durdurulması, mültecilerin durumu, mültecilere yardım ile ilgili basın açıklamaları ve duyarlılık çağrıları yaptı.

Tüm ülkelerde olduğu gibi büyük oranda bir mülteci dalgasına karşı bir düşmanlık algısı oluşur veya bazı şoven kesimlerce oluşturulmaya çalışılır. Gelen mültecilerin büyük bir bölümünde dil sorunu var. Gelen mültecilerin çoğunluğu Arapça konuşmaktadır. Küçük bir azınlıkta Kürtçe konuşmaktadır. Kürtçe konuşabilenler azda olsa Kürt bölgesinde daha kolay ilişki kurabilmekte ve iş bulabilmektedir. Arapça konuşanlarda ise bu sorunlarla baş etmek daha zor olmaktadır.

Kış mevsimi mültecilerin yaşamını daha da zorlaştırmaktadır. Bu zorluklar en çok hasta, hamile kadınlar, çocuklar, yaşlılar, dini azınlıklara (Hıristiyanlar, Yezidiler, Aleviler, vb) ait olanları daha çok etkilemektedir. Kamplar dışında kalan mülteciler ulusal veya uluslararası hiçbir yardım alamamaktadır. Kışın bu zor koşullarında mültecilere yardım edebilmemiz için yardımlarınıza acilen ihtiyaç duymaktayız.

Bu iç savaştan kaçan sığınmacılara kurumumuzca 2016 yılında da psikolojik, sosyal, hukuksal, eğitim, sağlık, bebeklere haftada 4 litre süt desteği, gıda yardımı, dil kursu, giyecek, yiyecek destekleri çerçevesinde çeşitli hizmetler sunmaya devam etmiştir.

Suriyeli Bebeklere haftada 4 litre süt kampanyası çerçevesinde süt dağıtımı yapıldı.

Çözüm Süreci: Ne yazık ki 2016’da da toplumda yeşeren kalıcı bir barış umutlarını somutlaştıracak projeler üretilemedi ve umutlar yerini bölgeyi iç savaşa sürükleyecek bir çatışma ortamının umutsuzluğuna sürükledi. Çatışma PKK ile devlet güçleri arasında daha da şiddetlendi. Ne yazık ki bu çatışmalar sebebiyle, bölgeye şiddet iklimi hâkim olmuştur. PKK bu çatışmalarda bombalı araç ve intihar bombacıları kullanıyor. Devlet özel kuvvetleri tarafından PKK güçlerine karşı operasyonlarını aralıksız devam ediyor. Medyada yapılan resmi açıklamalara göre 2016 yılında yaklaşık 12’800 kişi öldü yaklaşık 3’000 kişi yaralandı ve yaklaşık 8’000 kişi gözaltına alındı veya tutuklandı; yaklaşık 500’000 kişi evlerini terk etmek zorunda kalmıştır. Halk öfke, korku ve çaresizlik üçgeninde sıkışıp kaldı.

İç göçmenlere yardım: Devlet kurumları (vilayet ve belediyeler) evlerini güvenlik sebebiyle terk etmek zorunda kalanlara gerekli barınma, beslenme ve benzeri destekleri sağlamada yetersiz kalmış, bu krizi yönetmekte yetersiz kaldığını gözlemlemekteyiz. SOHRAM bu konuda çok sınırlı olan imkânlarını sınırlarını aşacak şekilde seferber etmiş ancak sorunun kapsamı sebebiyle yetersiz kalmıştır. Bu konuda kurumumuzun diğer kurumlar nezdinde yapmaya çalıştığı tüm girişimler cevapsız kalmıştır.

Çatışma ortamında çok sayıda 18 yaşın altında çocuğun çatışmalarda yer almasına göz yumulduğu gözlemlenmiştir. BM çocuk hakları sözleşmesine ve Cenevre sözleşmesine aykırı bu durumun insan haklarına aykırı bir durum olduğunu ve duyarlılık gösterilmesi gerektiğini tekrar hatırlatmak isteriz. Bu çerçevede bu çocukların koşulsuz ve şartsız olarak ailelerine teslim edilmeleri çağrısında bulunuyoruz.

Devlet kurumlarına ulusal ve uluslararası hukuk normlarına uyulması hususunda hassasiyetle uyulması ve ailelerine teslim edilen çocuklarla ilgili adli soruşturma açılmaması ve topluma yeniden kazandırılması amacıyla sosyal programlar uygulanması çağrısında bulunuyoruz.

Bu konuda taraflar ulusal ve uluslararası uygun koşulları kabul ettiği takdirde Sohram bu çocukların tekrar topluma kazandırılması için uygulanabilecek projelerde gereken tüm sorumlulukları almaya hazır olduğunu deklere ederiz.

Dünyanın ve özellikle bölgemizin geçmekte olduğu bu hassas dönemde, sorunların ülkenin yıkımına sebep olacak çatışmalarla değil diyalog ve demokratik yol ve yöntemlerin esas alınması çağrısında bulunuyoruz.   

Sorunların çözümünde önemli aktörler olması gereken politikacılar halkın barış beklentilerini projelendirecek ve çözüm bekleyen siyasi olgularda sürekli tribünlere oynayarak edilgenlikten öteye geçememiş ve gerekli rolünü oynayamamıştır. Dolayısıyla siyasi kurumlar 2016 yılında da gerektiği gibi rollerini oynayamamıştır.

Mülteciler: Sayıları gün geçtikçe artan savaşın barbarlığından kaçarak ülkemize sığınmak zorunda kalan Suriyeli savaş mağdurlarına kısıtlı olan imkânlarımız dâhilinde Battaniye, ilaç, elbise, 0-2 yaş gurubu bebeklere haftada 4 litre süt, ev eşyaları, soba, yakacak, çocuklara ve yetişkinlere dil kursu, gıda yardımı, iş arama, ev arama vb. yardımlarda bulunulmuştur. Bu yardımlarımızdan ırk, din, mezhep ayırımı yapılmadan binlerce kişi yararlandırılmıştır.

Bu yardımlarımıza devam edebilmek için desteğinize ihtiyacımız var. Desteğiniz bir bebek, bir çocuk ya da yaşlı bir işkence ve şiddet mağduru için umut ışığı olacaktır.

Suriyeli mültecilere daha iyi hizmet vermek ve sorunlarıyla ilgilenebilmek amacıyla Suriyeli gençler ve Sohram gönüllülerinden oluşan bir komite kuruldu. Komitenin amacı, Suriye’de akan kanın durması için çalışmalar yapmak, göç eden Suriyelilerin sınırlarına yakın kalmalarını sağlamak ve Avrupa’ya göç etmelerini durdurmak, henüz göç etmemişlerin ise ülkelerinde kalmaları yönünde çalışmalar yapmayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede iki basın toplantısı düzenlendi.

Mültecilere yönelik bu programız gelecekte, Suriye’de barışın sağlanıp ülkelerine döndüğünde SOHRAM ve mülteciler arasında bir kardeşlik köprüsü kurmayı amaçlamaktadır.

KURUMUMUZUN 2016 YILINDA GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ETKİNLİKLER

  •  Her argümanın (Din, Politika vb.) pervasızca kullanılarak insanların ötekileştirilmeye çalışıldığı bir dönemde, Toplumumuza yeni bir bakışı ve vizyonu getirdiğine inanarak gelenekselleştirdiğimiz; Kültürlerarası ve dinler arası diyalogu ve barışın temellerinin kavranması amacıyla merkezimizde “Diğerleri bizim gibidir, Bizler diğerleri gibiyiz” konulu seminerlerimize 2016 yılında da devam edildi. Bu seminerler aracılığıyla Dinler ve kültürler arası diyalog – eşitlik ve tolerans geliştirilmeye çalışıldı. 2004 yılından beri devam eden bu etkinliğimize bu güne kadar 1’318 kişi katıldı.
  • Aynı amaç çerçevesinde Mardin Darul Zahfaran Manastırı Metropoliti Sayın Saliba Özmen gönüllülerimizden oluşan bir heyetle ziyaret edilerek dinler arası diyalog çerçevesinde paylaşım sunulmuştur.

Mardin Darul Zahfaran Manastırı Metropoliti Sayın Saliba Özmen ziyareti

  • Aynı amaç çerçevesinde her yıl ülkemizin kültürel renklerini, hoşgörü ve saygıyı yansıtmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz “ Kültürel Renklerimizle Gökkuşağı ülkemiz” kültür Sanat etkinliğimizi çatışmalı ortam sebebiyle gerçekleştiremedik. Etkinliğimizde bölgemizde yaşayan kültür ve dinlerin yansıtılması hedefleniyordu. Etkinliğimizde Türkçe, Kürtçe, Arapça, Zaza’ca, Ermenice, Süryanice, Lazca, Azerice, Gürcüce, Yunanca, Rumca olmak üzere 11 dilde müzik dinletisi sunuluyordu. Süryani kadim kilisesi korusu, Pîr Sultan Abdal Derneği Semah ekibi ve ilahi grubu birlikte sahne alarak Dinlerin Birliği ve Eşitliği mesajını iletiliyordu.

Meryemana Süryani kilisesi Noel kutlaması

  • Kurucu başkanımız Mim Yavuz Binbay tarafından 2004 yılında başlatılan dinlerin eşitliğini ve diyaloğunu yaşama geçiren ve gelenekselleştiren etkinlikler çerçevesinde SOHRAM, Paskalya ve Noel kutlamalarını Süryani kadim, Ermeni ve Keldani kardeşleriyle kutladılar. Basına açıklamada bulunan Kurucu genel başkanımız Mim Yavuz Binbay; 14 yıldır bu geleneği sürdürdüklerini ve bu gelenekle yaşanan tüm acı olaylara rağmen Süryani, Ermeni, Keldani kardeşlerimize binlerce yıl yaşadığımız birlikteliğin kardeşlik köprüsünü bugünkü kuşakla yeniden inşa etmeye çalışıyoruz. SOHRAM olarak her hal ve koşulda bu geleneği sürdüreceğimizi ifade etmek istiyoruz. “Bölgemizin trajik tarihini bilincinde diyorum ki bir daha asla geçmişte yaşanan trajik olaylara bir daha izin vermeyeceğiz. Kardeşlerimize kendimiz gibi sahip çıkacağız. Sohram’ın 14 yıldır ektiği tohumlar, 2016 Noel kutlamaları sırasında meyvelerini verdi. Ortodoks, Katolik, Protestan, Sünni Müslümanlar, Aleviler, Süryaniler, Ermeniler, Kürtler, Araplar, Noel’i birlikte kutladılar.
  • Haziran 2016’da on altıncısını düzenlediğimiz geleneksel piknik şenliğimiz bu yıl 26 Haziran BM İşkence ve Kötü Muameleyle Mücadele etkinlikleri çerçevesinde “ Suriyeli Mültecilerle ve Savaş Mağdurlarıyla Dayanışma ” teması altında düzenlenmiştir. Merkezimizden hizmet alanlar, aileleri ve duyarlı insanların katılımıyla yaklaşık 800 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Büyükşehir Belediyesi, Bağlar Belediyesi, Sur Belediyesi, çınar minibüs kooperatifi firması araç desteğinde bulundu. Piknik şenliğimizde çok dilli canlı müzik dinletisi, animasyon gösterileri, çocuklara ve yetişkinlere yönelik etkinlikler, sabah kahvaltısı ve öğlen yemeği, ulaşım ve tüm hizmetler gönüllülerimiz tarafından ücretsiz olarak organize edilmiştir. (Bkz. sohram.com)
  • Psikolojik destek birimimizin sunumuyla 26 Haziran BM Uluslararası İşkence ve Kötü Muameleyle Mücadele günü dolayısıyla merkezimiz salonunda “SAVAŞ VE MÜLTECİLIK KOŞULLARINDA KADIN VE ÇOCUK HAKLARI” konulu seminer verildi.
  • ÖSS öğrencilerimize sınav kaygısı, sınav stresi ilgili psikolojik destek hizmetleri merkezimiz Psikolojik destek bölümü tarafından
  • Anneler günü kurumumuzdan destek alan ve katılmak isteyen tüm annelere açık bir kutlamayla kurumumuz salonunda çeşitli etkinliklerle gerçekleştirildi.
  • Her yıl olduğu gibi 24 Kasım öğretmenler gününde kurumuzda hizmet veren gönüllü öğretmenlere öğrencilerimiz ve sosyal hizmet bölümümüz bir kutlama organize ettiler.
  • Sosyal hizmet bölümümüz ve rehber psikologlarımızın ortak çalışmasıyla öğrenci ailelerine aile içi iletişim ve ruh sağlığıyla ilgili hizmetler verilmiştir.

Bu zor dönemimizde duyarlılığını esirgemeyen Amnesty İsviçre’nin sunduğu özel katkıları için teşekkür ederiz.

EĞİTİM DESTEĞİ VE KURSLAR

 SOHRAM kuruluş amacı çerçevesinde 2000 yılından beri, Şiddet ve savaş ortamından etkilenen çocuklara eğitim desteği projesi kapsamında bu güne kadar yaklaşık 1’508 öğrenciye eğitim desteği, psikolojik destek ve sosyal hizmet destekleri sunarak bu çocuklarımızın eğitimlerini devam ettirebilmelerine olanak sağlanmıştır. İlkokul, lise, Ortaokuldan beri destek verdiğimiz çocuklarımızdan bazıları üniversiteyi bitirip bizi gururlandırarak başarıyla hayata atıldı. Üniversiteye giremeyen lise mezunu çocuklarımız toplumla barışık ve eğitimli birer birey olarak yaşama daha güçlü tutundu. İşte eğitim desteğimizin kelimeye yer bırakmayan gurur veren sonuçları

  • 2015–2016 eğitim yılında 23 gönüllü öğretmenle hafta sonları merkezimizde etüt dersleri, tamamlayıcı kurslar üniversite (LYS) ve (SBS) hazırlık, açık öğretim kursları verildi, Bu hizmetlerimizden toplam 164 öğrenci yararlandı.
  • Savaş mağduru Iraklı ve Suriyeli 46 öğrenci eğitim programımıza alındı.
  • Dicle Üniversitesine kayıt yapan veya üniversite eğitimini bitiren öğrencilerimiz kurumumuzda gönüllü öğretmen olarak hizmet vermektedir.
  • Kurumumuz desteklerinden yararlanarak bugüne kadar 216 öğrenci Üniversiteye girmeye hak kazandı. Üniversite öğrenimine devam eden 159 öğrencimiz bulunmaktadır.57 öğrencimiz ise üniversite eğitimini bitirdi.
  • Kurumumuz burs amaçlı bir fon oluşturulmuştur. Ancak ne yazık ki, bugüne kadar bu fon daha işlevli hale getirilerek üniversiteyi kazanan tüm öğrencilerimize simgesel boyutta da olsa burs verebilecek bir konum kazandırılamamıştır. Bu sebepten dolayı, Üniversiteyi kazanan tüm öğrencilerimiz burs desteği ihtiyacı hissetmesine rağmen bu öğrencilerimizden çok azına simgesel oranda bir burs verebilmekteyiz. Bu konuda duyarlı çevremizin desteğine ihtiyaç duyuyoruz ve desteklerini bekliyoruz. Bir Umutta Siz Olun !
  • Üniversiteye kayıt yapan öğrencilerimize imkânlar ölçüsünde kayıt masraflarının karşılanması ve burs desteği verilmiştir.
  • Suriye ve Irak’tan gelen yetişkin mültecilere etraflarıyla ilişki kurabilmek ve iş aramalarını kolaylaştırmak amacıyla Türkçe kurslar düzenlendi. Bu kurslarımızdan 2016 yılında 152 kişi bugüne kadar toplam 353 kişi yararlandı.
  • Hafta sonu kurslara katılan öğrencilerimize merkez mutfağından ücretsiz yemek yeme olanağı sağlanmaktadır.
  • Öğrencilerimize ve gönüllülerimize özellikle dinsel çatışmaların ve ırk ayırımcılığının kışkırtıldığı bu dönemde dinler – Mezhepler ve kültürlerarası eşitlik bir prensip olarak benimsetilmektedir.
  • Eğitim sonrası bir meslek sahibi olunduğunda aynı amaçlara gönüllü hizmet verme ideali benimsetilmektedir. Şiddet ortamının yarattığı olumsuz etkiler sonucunda topluma olan kaybolmuş güvenlerini yeniden sağlamak ve onları yeniden geleceğe umut duyan birer birey haline getirmek amaçlanmaktadır.

PSİKOLOJİK REHABİLİTASYON

  •  Sohram Psikolojik destek birimi bir travma bölgesi olan bölgemizde, psikolojik desteğin önemini ve gerekliliğini kurumumuz 15 yılda 3’160’ı aşkın mağdura hizmet vererek bölge halkımıza bu hizmeti benimsetmiştir. Bu etkinliğimiz sonucunda psikoterapinin önemi bölgemizde önemsenir bir gerekliliğe dönüşmüştür.
  • Her yıl olduğu gibi 2016 yılında da görüşmeye başvuranların çoğunlukla kadınlar olduğu görülmektedir. Bu da toplumsal yaşantıda feodalitenin baskıcı aile yaşantısına getirdiği sonuçların etkisidir. Aile içi şiddet, dayak formatından çıkarak aile içi taciz, cinsel istismar yaşantılarının açığa çıkması şeklinde hemen olmasa da psikolojik destek süreci içerisinde ortaya konan gerçekler olarak saptanmaktadır.
  • Bu durumdan mağdur bayanların da görüşme sürecinde öncelikle maruz kaldıkları bu davranışı pasif kabullenme boyutundan aktif farkındalık boyutuna, bu durumla yaşayabilme ve mücadele edebilme düzeyine geçebildikleri gözlenmiştir.
  • Şiddet, işkence, savaş, aile içi şiddet, taciz veya cinsel istismar mağdurlarının psikolojik destek süreci sonucunda elde ettikleri en büyük ortak kazanım kendilerinin maruz kaldıkları her ne olursa olsun affedilmez gerçekler olduğu ve bu gerçeklerle mücadele edebilecek bir Özgüven benlik ve ego güçlerinin olması gerekliliğidir. Nitekim uzun yoğun ve sabırlı bir süreç sonucunda bu kazanımlar ile bireysel ve toplumsal ruh dinginliği bununla birlikte farkındalığı yüksek daha huzurlu uyumlu ve üretken bir yaşama dönüşmesidir.

Psikolojik destek servisimiz sürekli çok sınırlı bir bütçeyle çalışmalarını sürdürmek durumunda kalmaktır. Her ne kadar hizmetlerimize bunu yansıtmamaya gayret göstersekte, her geçen gün hizmetlerimize devam edebilmemiz için ciddi bir ek desteğe ihtiyaç duymaktayız. Bu konuda tüm duyarlı kişilerin ve kurumların desteklerini beklemekteyiz. Bu konuda duyarlı olan herkesi ve kurumları katkıda bulunmaya çağırıyoruz.

Bilindiği gibi bölgemizde yaşanan toplumsal şiddet ortamı sebebiyle Toplumsal Travma boyutlarındaki sonuçlar ciddi anlamda tehlike sinyalleri vermektedir. Aile içi şiddet, geleneksel yapı ki kültürel mantalite gözetilmeden terimlerin ve olguların yerinde kullanılmaması bu olayları teşvik etmektedir. Şiddetin yoğun bir biçimde uygulanması sebebiyle işkence kadar ağır tahribatlara yol açmaktadır.

Bölgemizde ayrıca politik örgütler içinde de şiddet, kötü muamele ve psikolojik baskı yaygın bir biçimde uygulanmakta ancak hiçbir kesim tarafından dile getirilmediği ve ilgilenilmediği için tahribatları daha derin olmaktadır.

Merkezimiz 2016 yılında 176 şiddet, işkence, göç ve Savaş mağduruna tedavi hizmeti vermiştir.

Merkezimizde, halkımızın sosyal ve kültürel duyarlılığı göz önüne alınarak sadece bireysel görüşme uygulanmaktadır. Grup görüşme yöntemi ise uygulanmamaktadır.

Sunulan tedavi hizmetleri dışında hastalarımıza gönüllü avukatımız aracılığıyla ücretsiz hukuki danışmanlık desteği verilmektedir.

Başvurucularımıza ilişkin çeşitli bilgiler: 2016 yılı içinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını belirten 176 kişi tedavi olmak amacıyla Merkezimize başvuru yapmıştır. İlk kabul ve değerlendirmeler sonucunda başvuruculardan alınan bilgiler sonucu mağdurlara ilişkin çeşitli bilgiler aşağıda ki tablolarda gösterilmiştir. Merkezimize başvuran 176 mağdurdan en küçüğü 11 yaşında, en büyüğü ise 54 yaşındadır.

  Sayı
Kriter 1 Etnik Köken* Arap 62
  Türk 8
  Kürt 92
  Zaza 14
  Syriaque 2
   
Kriter 2 Başvurucuların yaşı 18 yaş üstü 153
  18 yaş altı 23
   
Kriter 3 Başvurucuların şiddete Politik 87
Maruz kalma sebepleri Adli suçlar 2
  Aileci şiddet 32
  Diğer sebepler (Savaş ve göç Suriye) 55
   
Kriter 4 Mağdurların şiddete maruz  Polis 84
Kaldıkları yerler Jandarma
  Aile içinde 43
  Diğer yerler 49
   
Kriter 5 Cinsiyetleri Kadın 97
  Erkek 79

*Etnik köken tablomuz başvurucunun kendi beyanı üzerine belirlenmektedir. Bazıları köken olarak Arap, Süryani veya Ermeni olduklarını, ancak Kürtçeye veya Türkçeye asimile olduklarını ifade etmişlerdir

Tedavilerde Elde edilen sonuçlar: İşkenceden ve şiddet kaynaklı tahribatların tedavi süreçlerinin uzun olduğu konusunda yapılan tespiti doğrulamaktadır. Bu mağdurların tedavileri 6 ayla bir sene arasında değişmektedir.

Başvurucularımızın bir bölümü tıbbi ve hukuki yardım ihtiyacı dışında sosyal yardım isteğinde de bulunmaktadırlar. Bu yardımları içeren destekler sağlanabildiğinde daha olumlu sonuçlar alınmaktadır. Mağdurların tüm tedavileri merkezimizce ücretsiz olarak karşılanmaktadır.

HUKUKSAL YARDIM: Bölgede yaşanan yoğun hukuksal sorunlara işkence ve savaş mağdurlarına, her ne sebeple olursa olsun şiddete maruz kalmış kişilere yardımcı olmak amacıyla gönüllü avukatımız aracılığıyla ücretsiz danışma hizmeti sunuldu.

SOSYAL Bölümümüz Etkinlikleri:

  • Suriyeli savaş mağdurlarına Battaniye, ilaç, elbise, bebek maması, soba, dil kursu, gıda yardımı, iş arama vb. yardımlarda bulunulmuştur.
  • Merkezimizde düzenlenen butikte ihtiyaç sahiplerine kullanılmış veya kullanılmamış elbise, gıda ve eşya dağıtımı yapıldı. Bağışı yapılan eşya ve elbiseler gönüllülerimiz tarafından ihtiyaç sahiplerinin kullanımına hazır hale getirtildi. İhtiyaç sahipleri haftanın her günü hizmetlerimizden yararlanılabilmektedir. Bu amaçla; 2016 yılında, 8’986 kişi elbise, gıda ve eşya bağışladı, bu dağıtımlarda yaklaşık 41’700 parça elbise, gıda ve eşya dağıtıldı, bu dağıtımlardan 14’824 kişi yararlandı.

Sizde Butiğimize katkıda bulunarak ihtiyaç sahiplerine yardımcı olabilirsiniz. Faaliyetlerimizi www.sohram.com sitemizden izleyebilirsiniz.

Siz duyarlı dostlarımızın maddi ve manevi katkıları hizmetlerin yaygınlaşmasında büyük önem taşımaktadır. Siz de bir çocuğun geleceğini kurmasına veya acılı bir yüreğin acısını hafifletmek için katkıda bulunabilirsiniz. Bu konuda tek kaynağımızsınız. Telefon ve mail adresimizle bizimle bağlantı kurmaktan çekinmeyiniz. Bu konuda çalışmalarımızı güçlendirecek ve yön verecek katkılarınızı ve önerilerinizi bekliyoruz. Bir Işıkta Siz Olun!

Bir hizmet almaya ihtiyacınız varsa, ihtiyacını duyduğunuz hizmeti sadece merkezimize başvurarak hiçbir ücret ödemeden alabilirsiniz.

Bu hizmetlerimizin gerçekleştirilmesinde ve insanlarımıza ulaştırılmasında, Gönüllülerimize (öğretmen, müzisyen, gönüllü anneler, Mim gönüllüleri) ve çeşitli biçimlerde katkı sunanlara verdikleri desteklerinden dolayı teşekkür ederiz.

BAĞIŞLARINIZLA; UMUTSUZA UMUT, ÇARESİZE ÇARE OLUN!

DERNEĞİMİZ YAPACAĞINIZ VE TOPLAYACAĞINIZ BAĞIŞLARLA GÜÇLENECEKTİR!

DERNEĞİMİZİN DAHA GÜÇLÜ HİZMET VEREBİLMESİ İÇİN BAĞIŞ YAPINIZ. !

YAPACAĞINIZ HER BAĞIŞ YENİ BİR UMUT, YENİ BİR IŞIK, YENİ BİR HİZMETTİR!

BAĞIŞLARINIZI KENDİNİZ VEYA BİR YAKININIZ ARACILIĞIYLA DERNEKTE MAKBUZ KARŞILIĞI

YAPABİLİRSİNİZ!

YAPACAĞINIZ KATKILARINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

CAPTCHA sorusu : *