Gururluyuz 10 yılda 46 öğrencimiz üniversitede – Nous Sommes Fièvre dans 10 ans 46 étudiants à l’Université

Cumartesi, Eylül 4, 2010 20:23
Haber Kategorisi Genel

Sizleri bu yılki Üniversite sınavlarını kazanan öğrencilerimizle ilgili bilgilendirmek istiyoruz. Aşağıdaki listede olduğu gibi bu yıl 9 öğrencimiz Üniversiteyi kazanmıştır. Bu 9 öğrenciyle birlikte 10 yıllık sürede üniversiteyi kazanan öğrenci sayımız 3 mezun olmak üzere 46 kişidir.

Bu öğrencilerimizden birçoğu ilkokul veya ortaokuldan beri eğitimlerini SOHRAM’la sürdürmektedirler. iki yıldır eğitim bölümümüzü ve sosyal bölümümüzü SOHRAM’da yetişen bu öğrencilerimiz yönetmektedir. Büyük bir kıvançla belirtmek isterizki; Kurumumuzun yönetiminin %70′i SOHRAM’ın asıl sahibi olarak kabul ettiğimiz kurumumuzda yetişen öğrencilerimiz ve gönüllülerimizce yürütülmektedir.

Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın eğitimine Maddi veya Manevi katkıda bulunabileceğiniz umuduyla, Bu mutlu sonucu sizlerle paylaşmak istedik.

BAĞIŞLARINIZI KENDİNİZ VEYA BİR YAKININIZ ARACILIĞIYLA DERNEKTE MAKBUZ KARŞILIĞI VEYA İŞBANKASI DİYARBAKIR ŞUBESİ 8303-707421 NOLU HESABA YAPABİLİRSİNİZ !

KATKILARINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER!

Saygılarımızla.

2010 yılı üniversiteyi kazananların Listesi

1-Aziz Çicek MUŞ Hemşirelik

2-Sedat Kangal AFYON Tıbbi dökümantasyon ve sekreterlik

3-Leyla Yorgun Dicle Süt Ürünleri teknolojisi

4-Gülay Cakıcı Adıyaman Harita Kadastro

5-Güler Peker Dicle Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatı

6-Macit Ördek Muş Sosyal bilgiler öğretmenliği

7-Abdurraman Bingöl Sınıf öğretmenliği

8-Barkın Binbay Isparta Enerji Mühendisliği

9-Şükriye Yumuşak Dicle matematik.

En Français:

J’aimerai vous informer concernant les résultats de l’examen d’université et la situation nos étudiants d’université.

Z. T la premier étudiante du SOHRAM-CASRA à l’université a fini ses études universitaire relation international et elle a commencé travailler à la municipale de Diyarbakir comme haute cadre de conseiller de maire. Elle est devenue aussi une donateur et responsable de notre fonds pour les étudiants universitaire et une volontaire fidèle du SOHRAM-CASRA.

Depuis un enseignement primaire ou secondaire que les élèves poursuivent leur appui de SOHRAM. Depuis deux ans, notre séction d’éducation et notre section sociale à gérer par ces étudiants. Gestion de nos institutions, de 70% sont réalisés par nos étudiants et de nos bénévoles.

Cette année, trois autres étudiants aussi (Islam Tarhan, Faculté de philosophie. Il a volontaire au SOHRAM comme engaignant bénévole. Ozlem Polat, Académie du sport et Perisan Bozkurt, en Faculté de comptabilité.) ont fini ses études universitaire. On recherche du travaille pour aux.

Les autres continuent ses études avec succès.

Cette année 2010, 9 nos étudiants ont réussit l’examen de l’université.

Liste les étudiants qui ont réussit l’examen de l’université en 2010;

Prénom Nom Nom de Faculté

1-Aziz Çicek MUŞ Infémière
2-Sedat Kangal AFYON Haute école employé du bureau
3-Leyla Yorgun Dicle Haute Ecole de literie
4-Gülay Cakıcı Adıyaman Cartographie et du cadastre
5-Güler Peker Dicle Faculté du Lettre
6-Macit Ördek Muş Faculté professeur de l’Histoire
7-Abdurraman Bingöl Faculté professeur de l’école primaire
8-Barkın Binbay Isparta Facilté de l’Energie

9-Şükriye Yumuşak Dicle mathématique.

Cordialement.

    SOUTENEZ NOUS !!


      Versements bancaires :

      Banque Cantonale

      CH-1701 Fribourg

      Clearing 00768

      en faveur du cpte no 25 01 175.169-18

      RÉINTÉGRATION AU LIEU D’EXIL

      soutien à SOHRAM-CASRA, Diyarbakir

      Code IBAN:CH2100768250119637208

      Code SWIFT: BEFRCH22

      Versements par La Poste suisse :

      Banque Cantonale

      CH-1701 Fribourg

      Compte postal 17 – 49 – 3

      en faveur de

      25 01 175.169-18 00768

      RÉINTÉGRATION AU LIEU D’EXIL

      soutien à SOHRAM-CASRA, Diyarbakir



SİZE İHTİYAÇ DUYANLARA BİR IŞIKTA SİZ OLUN

Cumartesi, Ağustos 28, 2010 17:37
Haber Kategorisi Genel

Gönüllülerimizle 10 yıldır Diyarbakırda eğitim çağındaki gençlerimize gönüllü olarak eğitim desteği sunmaktayız. İlk okuldan beri desteklediğimiz çocuklarımız şu an üniversitede !

2010-2011 eğitim yılında Eğitim Bölümümüzde veya Sosyal ve psikolojik destek bölümlerinde Gönüllü olarak görev almak isiyorsanız; bizlerle aşağıda bellirtmiş olduğumuz iletişim bilgilerinden birini kullanarak bize ulaşın.
Derneğimizde hafta sonları ilköğretim- lise -YGS ve LYS kursları verilmektedir. Sizde SİZE İHTİYAÇ DUYANLARA BİR IŞIK OLUP kendi branşınızda hizmet vermek istiyorsanız, deneyimlerinizi ve bilginizi paylaşmak ve yeni deneyimler edinmek istiyorsanız Sohram-Der sizlere bu fırsatı veriyor.

Sohram-Der ile ilgili detaylı bilgi için Derneğimizi ziyaret edebilirsiniz.

Bu çağrımızı lütfen arkadaşlarınızla paylaşın. Belki sizin vasıtanızla arkadaşlarınızda gönüllerindeki güzellikleri destek bekleyen çocuklarımızla paylaşmak isteyebilir.

Duyarlılığınız için teşekkürler sevgi ve saygılarımlarımızla

İletişim Bilgileri;
Yeter YILMAZ
Sohram Der

idari Koordinatör
Mail:

sohram@hotmail.com
yeter.ghene@hotmail.com
Telefon: 0 412 224 44 77

Adres: Kurt İsmail Paşa 2.sok. Demiray Apt. kat:3 no:8-9 Ofis/Diyarbakır

BAĞIŞLARINIZLA; UMUTSUZA UMUT, ÇARESİZE ÇARE OLUN

Perşembe, Ağustos 19, 2010 15:47
Haber Kategorisi Genel

YAPACAĞINIZ BAĞIŞLARINIZLA; UMUTSUZA UMUT, ÇARESİZE ÇARE OLABİLİRSİNİZ

DERNEĞİMİZ YAPACAĞINIZ VE TOPLAYACAĞINIZ BAĞIŞLARLA GÜÇLENECEKTİR !

DERNEĞİMİZİN DAHA GÜÇLÜ HİZMET VEREBİLMESİ İÇİN BAĞIŞ YAPINIZ. !

YAPACAĞINIZ HER BAĞIŞ YENi BiR HiZMETTiR !

BAĞIŞLARINIZI KENDİNİZ VEYA BİR YAKININIZ ARACILIĞIYLA DERNEKTE MAKBUZ KARŞILIĞI VEYA İŞBANKASI DİYARBAKIR ŞUBESİ 8303-707421 NOLU HESABA YAPABİLİRSİNİZ !

KATKILARINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER!

2010 Seyh Süleyman-Tillo-Veysel karani Ziyareti Kayitlari

Perşembe, Ağustos 19, 2010 14:15
Haber Kategorisi Genel

Mim Yavuz Binbay’ın

Rehberliğinde Geleneksel Siirt Şeyh Süleyman, Tillo ve Veysel Karani ziyareti kayıtlarımız başlamıştır.

Ziyaret Tarihi: 03 Ekim 2010

Kayıt Adresi: SOHRAM-DER

Kurt İsmail paşa 2. sokak Demiray apartmanı kat: 3 Ofis /Diyarbakır

Telefon: 0 412 224 44 77

Email : sohram@hotmail.com

Web-sitesi: www.sohram.com

26 Haziran Uluslararası işkence mağdurlarıyla dayanışma günü SOHRAM-DER – OMCT

Cumartesi, Temmuz 17, 2010 11:29
Haber Kategorisi Genel

Basın açıklaması

Uluslararası işkence mağdurlarıyla dayanışma günü

Hiçbir hal ve şartta işkence meşru ve mazur gösterilemez

Türkiye: Terörle mücadele çocuklara karşı işkence kullanımını meşru kılmamalıdır

26 haziran 2010, Cenevre-Ankara. Uluslar arası işkence mağdurları günü dolayısıyla, Dünya işkenceyle Mücadele Örgütü (OMCT) ve SOHRAM Türkiye’de terörle mücadele kapsamında tutuklanan ve hapse atılan çocukların durumu1 hakkında bilgi vermek istiyorlar. Son senelerde, gösterilere ve halka açık toplantılara katılmış 12-17 yaş arası yüzlerce çocuk 2006’da yapılan değişiklikle 15 yaşını tamamlamış çocukları yetişkin gibi yargılanmasına olanak tanıyan Terörle Mücadele Yasası kapsamında (3713 sayılı yasa) sertçe baskı altında tutuldular. Bu baskı, uluslararası yasalara, özelikle de Birleşmiş Milletlerin çocuk hakları sözleşmesine aykırıdır. Yetişkin olamamaları ve bazı politik gruplar tarafından manipülasyon mağruduru olamaları, polislerin bu çocuklara karşı uyguladıkları baskıyı ve şiddeti hiçbir şekilde azaltmamaktadır.

2000 ve 2009 yılları arasında öldürülen 14 çocuk dışında, Terörle Mücadele Yasası2 kapsamında tutuklanan çocuklar soruguları sırasında sistematik işkence ve kötü muamele mağdurudurlar. Çocuklar genelde yetişkinlerle aynı muamelelere maruz kalmaktadırlar, fakat bu kötü muameleler çocukların savunmasızlığı dolayısıyla çok daha derin acılara yol açmaktadır ve gelişimlerini kötü yönde etkileyen uzun dönemli sonuçlar doğurmaktadır. Bu işkence ve kötü muameleler şöyle sıralanabilinir: falaka, vücudun tüm bölümlerine sopayla vurma, uykusuz, gıdasız ve susuz bırakma, tuvalet ihtiyaçlarının giderilmesini engeleme, ailesine karşı da dahil ek ve daha kötü işkence tehditlerinde bulunmak; tecavüzüde içeren cinsel istismarlada bulunmak, tazikli soğuk su sıkma, küfür etme, hareketin yasaklanması, başkalarına yapılan işkence seslerini dinlemeye zorlamak, vs.

İşkence altında itirafları elde edildikten sonra, çocuklar hakında dava açılıp, Türkiye tarafından da kabul edilmiş uluslararası hukuka aykırı “Özel Ceza Mahkemeleri” diye de adlandırılan Terörle Mücadele Mahkemeleri tarafından yargılanıp mahkum edilmektedirler. Oysa ki, Türkiye‘ninde kabul ettiği uluslararası yasa uyarınca « Ceza kanunua göre henüz yetişkin olmamış gençlere uygulanacak prosedür bu kişilerin yaşlarını ve yeniden eğitimilerinin yararlarını gözönünde bulundurmalıdır.» (Medeni ve Siyasi haklara yönelik Uluslararası Sözleşmenin 14.4 sayılı maddesi).3 Bu çocuklar genellikle birçok seneye varabilecek hapis cezalarına çarptırılmaktadırlar. Bu bakımdan, 23 Nisan 2010’da Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün verdiği verilere göre cezaevlerinde tutuklu bululan 2559 çocuktan 276’sı (yani toplam tutuklu çocuk sayısının %10’nundan daha fazlası) Terörle Mücadele Yasası kapsamında tutuklanmıştır. Resmi verilere göre, Ocak ve Nisan 2010 tarihleri arasında 16 çocuk bu yasa kapsamında hapsedildi.

Resmi rehabilitasyon programları bulunmamaktadır. Hapse mahkum edilmişler de dahil olmak üzere, mağdur çocukların Rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma programlarını SOHRAM gibi dernekler üstlenmektedir.

OMCT ve SOHRAM siyasi faaliyetler içinde çeşitli siyasi gruplar tarafından çocuklara yapılan manipülasyondan da endişe etmektedirler. Sadece bu grupların lehine çocukların stratejik kullanımı, bu çocukları haklarının ciddi bir şekilde ihlal edilmesine maruz bırakır..

Bu İşkence ve Şiddet Mağdurlarıyla dayanışma gününde, SOHRAM ve OMCT resmi türk makamlarını, çocuklara karşı terörle mücadele kapsamında işlenen resmi şiddet uygulamaları hakkında Çocuk Hakları ve İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı veya Aşağılayıcılığa karşı sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca ulusal bir tartışma açmaya ve aşağıdaki önlemleri hayatta geçirmeye çağırıyorlar :

  • Terörle Mücadele Yasasının,18 yaşının altında her çocuğun bu yasanın uygulamasından muaf tutulacağı biçime Çocuk Hakları Sözleşmesine uygun olarak yeninden düzenlemesi ;

  • Her tutuklanan çocuğun, çocukların haklarına saygı konusunda özel eğitimli polis memurları tarafından sorgulanmasının garanti altına alınması ;

  • Hakkında ceza yasasını ihlal ettiği iddia edilen ve bu nedenle itham edilen ya da ihlal ettiği kabul edilen (Terörle Mücadele Yasası dahil) her çocuğun, reşit olmayanlara yönelik bir sistem içinde hakkında dava açılması ve yetkili, bağımsız ve yansız bir makam ya da mahkeme önünde kendisinin yüksek yararına, haklarına ve savunma hakkına saygı duyan prosedürlere göre yargılanmasının güvence altına alınması ;
  • İşkence yada kötü muamele iddiaları durumunda derhal verimli, kapsamlı bağımsız ve tarafsız bir soruşturma açılmasının, bu soruşturmanın sonuçlarının kamuya açıklanmasının ve sorumluların tesbit edilip sivil, yetkili, bağımsız ve yansız bir mahkeme önüne çıkartılıp, yasa tarafından belirlenmiş ceza ,sivil ve/yada idari kanun yaptırımlarının uygulanmasının güvence altına alınması;
  • İşkence yada kötü muamele sonucuna elde edilmiş kanıtların ve beyanların geçersiz sayılması;

  • Mağdurların tazminatı ve rehabilitasyonu dahil olmak üzere etkili bir çözüm ve yeterli telafi sağlamak;
  • Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesinin CRC/C/OPAC/TUR/CO/1 dökümanının 18.ve 19. paragrafların da belirtilmiş ve Türk devletini  “Çocukların “Özel Ceza Mahkemeleri” tarafından yetişkinler gibi yargılanmamasını garanti altına almak için Terörle Mücadele Yasasını değiştirmeye çağıran” tavsiyelerin hayata geçirilmesi. Çocuklar olağan mahkemelerde, Adaletin reşit olmayan kişileri koruma normalarından yararlanmalı ve tüm davalar özenle ve tarafsız bir şekilde, güvenilir bir prosedür kuralarına uygun yürütülmelidir.

Daha fazla bilgi için ;

Contact:

SOHRAM: Yavuz Binbay, Tel. +90 532 345 34 42, Email : sohram@hotmail.com

OMCT: Cécile Trochu Grasso, Tel. +41 22 809 49 39, Email: omct@omct.org

1 Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 1. maddesine uyarınca, « çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır. ».

2 Genelde bu çocuklar haklı yada haksız yere gösteriler esnasında taş atmakla suçlanmaktadırlar.

3 Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 40. maddesine uyarınca « Taraf Devletler hakkında ceza yasasını ihlal ettiği iddia edilen ve bu nedenle itham edilen ya da ihlal ettiği kabul edilen her çocuğun; çocuğun yaşı ve yeniden topluma kazandırılmasının ve toplumda yapıcı rol üstlenmesinin arzu edilir olduğu hususları göz önünde bulundurularak, taşıdığı saygınlık ve değer duygusunu geliştirecek ve başkalarının da insan haklarına ve temel özgürlüklerine saygı duymasını pekiştirecek nitelikte muamele görme hakkını kabul ederler. » (madde 40.1) ve beyan eder ki « Hakkında ceza kanunu ihlal iddiası veya ithamı bulunan her çocuk Yetkili, bağımsız ve yansız bir makam ya da mahkeme önünde adli ya da başkaca uygun yardımdan yararlanarak ve özellikle çocuğun yaşı ve durumu göz önüne alınmak suretiyle kendisinin yüksek yararına aykırı olduğu saptanmadığı sürece, anne-babası veya yasal vasisi de hazır bulundurularak yasaya uygun biçimde adil bir duruşma ile konunun gecikmeksizin karara bağlanmasının sağlanmalıdır» (Madde 40.2-b).

En Français

Communiqué de presse

Journée internationale pour le soutien aux victimes de la torture

Nulle circonstance ne permet de tolérer la torture

Turquie: la lutte anti-terroriste ne doit pas justifier l’utilisation de la

torture à l’encontre des enfants

26 juin 2010, Genève-Ankara. A l’occasion de la journée internationale pour le soutien aux victimes de la torture, l’OMCT et SOHRAM souhaitent dénoncer la situation des enfants1 arrêtés et détenus dans le cadre de la lutte anti-terroriste en Turquie. Ces dernières années, des centaines d’enfants de 12 à 17 ans ayant participé à des manifestations et réunions publiques ont été durement réprimées dans le cadre de la loi anti-terroriste dont la modification en 2006 (loi n°3713) permet la poursuite des enfants de plus de 15 ans au même titre que les adultes. Cette répression est contraire au droit

international, en particulier à la Convention des Nations Unies relative aux droits de l’enfant. L’immaturité et la manipulation évidente dont les enfants sont victimes par certains groupes politiques n’atténuent aucunement la répression et les violences policières à leur encontre.

Au-delà des 14 enfants qui ont été tués lors de manifestations entre 2000 et 2009, les enfants qui sont arrêtés dans le cadre de la loi anti-terroriste2 sont victimes de mauvais traitements et de tortures de manière quasi-systématique lors de leur interrogatoire. Les traitements subis sont généralement les mêmes que ceux infligés aux adultes mais ils entraînent des souffrances immédiates bien plus aiguës à cause de la vulnérabilité inhérente des enfants et des conséquences à long terme particulièrement néfastes à leur développement. Ce sont par exemple la falaka3, le matraquage de toutes les parties

du corps, la privation de sommeil, de nourriture, d’eau et de faire ses besoins, diverses menaces de torture supplémentaires et plus sévères y compris à l’encontre de la famille, des abus sexuels incluant des viols, l’arrosage par jets puissants d’eau froide, les injures, l’interdiction de bouger, l’obligation d’écouter des cris enregistrés de personnes torturées, etc.

Une fois des aveux obtenus sous la torture, les enfants sont poursuivis, jugés et condamnés par des tribunaux anti-terroristes également appelés « tribunaux pénaux spéciaux » en totale contradiction avec le droit international pourtant reconnu par la Turquie qui énonce que « la procédure applicable aux jeunes gens qui ne sont pas encore majeurs au regard de la loi pénale tiendra compte de leur âge et de l’intérêt que présente leur rééducation » (article 14.4 du Pacte International relatif aux droits civils et politiques).4 Ces enfants sont souvent condamnés à des peines d’emprisonnement pouvant aller jusqu’à plusieurs années de prison. A cet égard, le 23 avril 2010 le Directeur général des prisons de Turquie annonçait que 276 enfants, soit plus de 10% des 2559 enfants détenus dans les prisons turques, étaient emprisonnés en vertu de la loi anti-terroriste. Selon des chiffres officiels, entre janvier et avril 2010, 16 enfants ont été emprisonnés en vertu de cette loi en Turquie.

Les programmes officiels de réinsertion n’existent pas. Ce sont les associations comme SOHRAM qui prennent en charge la réhabilitation et la réinsertion des enfants victimes, y compris ceux qui ont été condamnés à la prison.

L’OMCT et SOHRAM sont également préoccupés par les manipulations des enfants opérées par divers groupes politiques dans le cadre de leurs activités politiques. Cette utilisation stratégique des enfants au profit de ces seuls groupes les expose à des violations graves de leurs droits.

En cette journée internationale pour le soutien aux victimes de la torture, l’OMCT et SOHRAM appellent les autorités turques à ouvrir un débat national sur les violences officielles commises à l’encontre des enfants dans le cadre de la répression anti-terroriste et à mettre en oeuvre, conformément aux articles pertinents de la Convention relative aux droits de l’enfant et de la Convention contre la torture et autres peines ou traitements cruels, inhumains ou dégradants, les mesures suivantes :

- Réformer la loi anti-terrorisme en conformité avec la Convention relative aux droits de l’enfant de façon à ce que tous les enfants de moins de 18 ans soient exemptés de l’application de cette loi ;

- Garantir que tout enfant arrêté soit interrogé par des agents de la police spécialisés et formés au respect des droits particuliers des enfants ;

- Assurer que les enfants suspectés, accusés ou convaincus d’infraction à la loi pénale, y

compris la loi anti-terrorisme, soient poursuivis et jugés dans le cadre d’un système de justice pour mineurs par une autorité compétente, indépendante et impartiale et selon des

procédures spéciales respectant le meilleur intérêt de l’enfant ainsi que ses droits, y compris ses droits de la défense ;

- En cas d’allégation de torture ou de mauvais traitement, garantir une enquête immédiate,

efficace, exhaustive, indépendante et impartiale dont les conclusions seront rendues

publiques, et ce afin d’identifier les responsables, de les traduire devant un tribunal civil

indépendant, compétent et impartial et d’appliquer les sanctions pénales, civiles et/ou

administratives prévues par la loi ;

- Déclarer irrecevables les éléments de preuve ou les déclarations extorqués sous la torture ou les mauvais traitements ;

- Garantir un recours effectif et une réparation adéquate, y compris l’indemnisation et la

réhabilitation des victimes ;

- mettre en oeuvre les recommandations du Comité des droits de l’enfant des Nations Unies

énoncées aux paragraphes 18 et 19 du document CRC/C/OPAC/TUR/CO/1 appelant

notamment l’Etat turc à « modifier la loi antiterroriste afin de garantir que des enfants ne

soient pas jugés en tant qu’adultes devant les «tribunaux pénaux spéciaux». Les enfants

doivent bénéficier de la protection des normes de la justice pour mineurs dans les tribunaux ordinaires et tous les procès doivent être conduits avec diligence et impartialité,

conformément aux règles minimales d’une procédure régulière ».

Contact:

SOHRAM: Yavuz Binbay, Tel. +90 532 345 34 42, Email: sohram@hotmail.com

OMCT: Cécile Trochu Grasso, Tel. +41 22 809 49 39, Email: omct@omct.org

1 Selon l’article 1 de la Convention des Nations Unies relatives aux droits de l’enfant, « un enfant s’entend de tout être humain âgé de moins de dix-huit ans, sauf si la majorité est atteinte plus tôt en vertu de la législation qui lui est applicable ».

2 Le plus souvent ces enfants sont accusés, à tort ou à raison, d’avoir jeté des pierres pendant les manifestations.

3 La falaka est une forme de torture qui consiste à frapper la plante des pieds de la victime avec un bâton de bois, une matraque, etc.

4 Se référer également à l’article 40 de la Convention relative aux droits de l’enfant selon lequel « tout enfant

suspecté, accusé ou convaincu d’infraction à la loi pénale [a] le droit à un traitement qui soit de nature à favoriser son sens de la dignité et de la valeur personnelle, qui renforce son respect pour les droits de l’homme et les libertés fondamentales d’autrui, et qui tienne compte de son âge ainsi que de la nécessité de faciliter sa réintégration dans la société et de lui faire assumer un rôle constructif au sein de celle-ci » (article 40.1) et qui énonce « que [la] cause [de l’enfant] soit entendue sans retard par une autorité ou une instance judiciaire compétentes, indépendantes et impartiales, selon une procédure équitable aux termes de la loi, en présence de son conseil juridique ou autre et, à moins que cela ne soit jugé contraire à l’intérêt supérieur de l’enfant en raison notamment de son âge ou de sa situation, en présence de ses parents ou représentants légaux » (article 40.2-b).

İsviçre Büyükelçisi SOHRAM’a hayran kaldı

Cumartesi, Temmuz 17, 2010 11:01
Haber Kategorisi Genel

DİYARBAKIR’da faaliyet yürüten İşkence ve Şiddet Mağdurları için Sosyal Yardımlaşma Rehabilitasyon ve Adaptasyon Merkezi Derneği’ni (SOHRAM-DER) ziyaret eden İsviçre’nin Türkiye Büyükelçisi Raimund Kunz, derneğin çalışmalarına hayran kaldığını dile getirdi.

İsviçre’nin Türkiye Büyükelçisi Raimund Kunz, Diyarbakır’da işkence ve göç mağdurlarıyla, onların yakınlarına yönelik çeşitli faaliyetler yürüten SOHRAM-DER’i ziyaret etti. Dernek binasını gezen Kunz, derneğin Genel Başkanı Yavuz Binbay’la fikir alışverişinde bulundu. Güneydoğu’yu ve SOHRAM’ın çalışmalarını yakından görmek için Diyarbakır’a geldiğini belirten Kunz, İsviçre’nin Türkiye’ye ve bölgeye büyük önem verdiğini ifade etti. Kunz, SOHRAM’a hayran kaldığını da sözlerine ekledi.

SOHRAM-DER Genel Başkanı Yavuz Binbay ise, SOHRAM’ın, İsviçre sisteminin bölgeye yansıması olduğunu belirterek, “Sistemin temeli farklılıklara hoşgörü, sevgi ve saygıdır. SOHRAM, bunu yaratmaya çalıştı. Farklılıkları iç içe koyarsak, ilginç ve tek bir renk çıkar ortaya, ancak SOHRAM farklılıkları yan yana koyarak çok güzel bir renk cümbüşü yarattı” dedi.

Not: Haber guneydoguekspres gazetesinede Mehmet Piskin imzasiyla yayinladi. Haber linki;

http://www.guneydoguekspres.com/haberdetay.asp?ID=2440

Siirtgundemi gazetesi haber linki;

http://www.siirtgundemi.com/ISVICRE_BUYUKELCISI_SOHRAM’A_HAYRAN_KALDI_h_b_r_1620.htm

Traduction de texte du journal Guneydoguekspres ci-dessus

Raimund Kunz, l’ambassadeur de la Suisse en Turquie a visité SOHRAM-DER et a admiré le travail de l’association. Raimund Kunz, l’ambassadeur de la Suisse en  Turquie, a visité SOHRAM, l’association qui mènent des diverses activités dans le but d’aider les victimes de torture et de l’immigration et leurs proches. Après avoir visité le bâtiment de l’association Kunz a échangé des idées avec Yavuz Binbay, le président de SOHRAM. Kunz  qui est venu à Diyarbakir pour découvrir de près le Sud-Est de la Turquie et les activités de SOHRAM a indiqué que la Suisse attache une grande importance à la Turquie et la région. Kunz a également ajouté qu’il a admiré les activité de SOHRAM

Quant au  président de SOHRAM-DER, Yavuz Binbay, il a indiqué que SOHRAM est le reflet du système de la Suisse dans la région. En disant ” la base du système est fondé sur la diversité, la tolérance, l’amour et le respect est. SOHRAM a essayé de créer cela. Si nous mettons les différences l’une dans l’autre, il en résultera une couleur intéressante et unique, mais SOHRAM

a créé une diversité (festivité) de couleur très agréable en les mettant côte à côte.


12. Piknik Senligi Kültürlerin Bulusmasi

Çarşamba, Haziran 16, 2010 9:46
Haber Kategorisi Genel

12.Geleneksel Piknik Senligimizle ilgili gönüllümüzün yorumuyla birlikte gazete ve haber sitelerinde yer alan haberlerin linklerini yazini sonunda bulabilirsiniz. Linklere tikliyarak yazilari okuyabilirsiniz.  Ayrica bir mail yollayip talep ederseniz piknik resimlerimizden yollayabiliriz. Saygilarimizla

SOHRAM-DER

Sekreterya

Kültürlerin buluşması

İnsanın insanla buluşmasından sonra bu kez de renklerin buluşmasının gerçekleştiği 12. SOHRAM geleneksel piknik şenliği büyük bir coşkuyla yapıldı.

Önce insanı insanla buluşturduk. Sonra bir sabah; kültürlerimizi, dillerimizi, dinlerimizi, ve renkerimizi buluşturduk SOHRAM şenliğinde . Kafile kafle geldik. Kimimiz gülerek, kimimiz uykulu, kimimiz öfkeli geldik… sonra doluştuk arabalarımıza öyle arkada kimse kaldı mı diye bakmadık çünkü biliyorduk ki SOHRAM kimseyi arkada bırakmazdi. Gönül rahatlığıyla çıktık yola. Piknik alanına varınca önce kahvaltı sofraları serildi. Herkes sofrasındakini paylaştı yanındakiyle öyleki sofrasına davet ederken gönüllerine davet ettiler birbirlerini. Sırdaş oldular bir anda. Dertler anlatıldı, sevinçler paylasildı. Kahvaltı sonrası müziker başladı. Gençler ve yetişkinler müziğin temposuna ritim tutarken çocuklarımız “mutluluğun resmini çiz” etkinliğinde mutluluğu resmettiler. Kalplerini çizdiler, kuşları, ağaçları, maviyi ve SOHRAM’ı çizdiler. Onlara göre mutluluk buydu. Evet çocuklar mutluluk sizin yürekleriniz. O yürekleri asla kirletmeyin. Çocuklar mutluluğun resmini çizedursun biz devam edelim. Dedik ya bu yıl renkleri , kültürleri, dilleri, dinleri buluşturacağız diye, işte gençlerimiz giyinmiş yöresel kıyafetlerini yıllardır bu coğrafyada oynanan oyunları sergilemeye geliyorlar. Davullar ve zurnalarla karşılıyoruz onları. Ne güzel oynadınız çepik’i , Deliloyu ve de halayı….halaylara eşlik etme sırası bize gelmişti. Herkes çıktı alana tutuştuk elele, bir halaya durduk ki sormayın. Kimse ayıramazdı bizi orda. Renkler gerçekten birleşti. Kürdü, Türkü, Arabı, Süranisi, Alevisi, Sunnisi ve hıristiyanı tutuştuk elele… renkler buluştu, diller kaynaştı, dinler karıştı bu halayda.

Bu kadar mıydık sadece . Tabiki hayır, kendi engellerimizle engelediğimiz ‘engelsizler’de bizimleydiler. Tanrının esirgediği ama bizim esirgeyemediğimiz ya da çocukluktan, oyundan, mutluluktan, sevinçten esirgedigimiz ama üzüntüden, mutsuzluktan, öfkeden esirgeyemedigimiz “çocuk Esirgeme Kurunmu” çocuklarimizda bizimleydiler. Birlikte kahvalti ettik, birlikte oynadik, birlikte halay çektik.

Çöl sicaklarinin bastirdigi bir günde günesin en tepeye ulastigi vakitte yemeklerimiz sofralara geldi gene büyük bir özveriyle dagitildi yemekler. Günesi de davet ettik soframiza varsin sicak olsun dedik ve aldirmadik sıcaklara bir yandan yemeklerimizi yedik bir yandan da çocuk koromuzu dinledik. İşte çocukların dilinden sevgiyi, özlemi ve de coskuyu dinlemek bu olsa gerek. Biz sevgiyi, özlemi, coskuyu onların küçücük yüreklerinden öğrendik.

Diller kaynasti bu senlikte, Türkçe ,Kürçe, Zazaca, Arapça… siirler, sarkilar, ilahiler bir mozaik olusturdu. Dernek kurucumuz Mim Yavuz Binbay piknik şenliğimiz davetinde “Asırlardır süren komşuluğumuzu yeniden canlandırmak için bu yıl yüzyıllardır bizi misafir eden bölgemizin kadim halkı Süryani ul Kadim cemaatini, kürdü, Türkü,Türkmeni, Arabı, Zazayı, Ermeniyi, Aleviyi, Sünniyi ve diğrelerini asırlardır birlikte yaşadıklarını insan olma eksenind koşulsuz paylaşmaları için pikniğimize davet ettik. İnsanlık tarihi kadar eski bir meziyet olan komşuluğumuzu birbirimizle paylaşmayı amaçladık.” Diyordu. Belkide kadim olan komşuluğumuzu paylaştık arbane dinletisi ve İlahilerle tarihin derinliklerinde benligimizi hissettik. Gönlümüz coştu bu güzelik karşısında. Aşka geldik vurduk arbaneye. Bir daha müzikle ruhumuzu dinlendirdik.

Şenligimizin bir parçasi olan çocuklarimiz yine sahnedeydiler bu kez de çocuk danslarıyla geldiler karşımıza. Bizi eğlendirdikten sonra eğlenme sırası onlara gelmisti. Palyaço onlar için geldi hep beraber palyaçonun etrafinda bir o yana bir bu yana koşuşturup durdular. İşte gerçek mutluluğun resmi bu olsa gerek. Çocukların mutluluğu mutluluğun resmiydi bizim için.

Ne kadar çabuk geçti zaman gene akşam oldu. Ayrılmak istemesekte ayrılma vakti gelmisti. Kafile kafile gelmistik gene kafile kafile çıktık yola. Son kafile günesi ugurladı evine. Günun bitmesiyle bitmisti şenligimiz. Bir dahaki festival şenlikte buluşmak dileğiyle…

SOHRAM Gönüllüsü.

Beyaz gazete

http://www.beyazgazete.com/haber/2010/06/14/diyarbakir-da-piknik-senligi.html

Haber X

http://www.medya73.com/diyarbakirda-piknik-senligi-haberi-252009.html

Medya 73

http://www.haberfx.net/diyarbakirda-piknik-senligi-haberi-219920/

Haber FX

http://www.diyarbakirsoz.com/haber-36136-p%C4%B0kn%C4%B0k-%C5%9Eenl%C4%B0%C4%9E%C4%B0.html

Diyarbakir soz

http://www.diyarinsesi.org/haber/diyarbakirda-piknik-senligi-16340.htm

Diyarin sesi

http://www.lpghaber.com/Diyarbakir%60da-Piknik-Senligi–haberi-456098.html

lpg haber

http://www.tunaydin.com/442869/Diyarbakirda-Piknik-Senligi.html

Tunaydin haber

http://www.nasname.com/tr/7116.html

nasname

12. GELENEKSEL PİKNİK ŞENLİĞİMİZE TÜM HALKIMIZ DAVETLİDİR.

Salı, Haziran 8, 2010 22:15
Haber Kategorisi Genel

Sevgili Kardeslerim;

Her yıl insani meziyetlerimizden birini yansıtmayı amaçlayan geleneksel piknik şenliklerimizin 12.cisini aynı amaç ve coşkuyla düzenliyoruz. Geçen yıl insanın insanla buluşmasıydı, Bu yılda Yürekleri acılarla ve sevgiyle dolu insanlarımızı, Bölgemizin bir mozayiği andıran dokusunu Kürdü, Türkü, Arabı, Türkmeni, Süryaniyi, Ermeniyi, Lazı, çerkezi, Aleviyi, sünniyi insan olma ekseninde buluşturmayı amaçlayan 12. geleneksel piknik şenliğimizi 13 haziranda düzenlemekteyiz.

Yüzyıllardır onlara misafir olduk, hatta evlerine yerleştik. Misafirperliğin insana yakışanının en güzelini sergilediler. Bu yıl yüzyıllardır bizi misafir eden Bölgemizin Kadim halkı Süryani ûl Kadim cemaatini asırlarca süren komşuluğumuzu yeniden canlandırmak için, Kürdü, Türkü , Türkmeni, Arabı, Zazayı, Ermeniyi, aleviyi, yezidiyi ve diğerlerini asırlardır birlikte yaşadıklarını insan olma ekseninde koşulsuz paylaşmaları için pikniğimize davet ettik. Insanlık tarihi kadar eski bir insani meziyet olan komşuluğumuzu paylaşmak için 13 haziranda SOHRAM pikniğinde buluşalım.

Engelsizler!! Engellilerle buluşmak için 13 haziranda SOHRAM pikniğinde buluşalım.

özlemlerin sevgilerin yeşerttiği gönül bahçemizdeki güzellikleri acılarla yoğrulmuş yüreklerle paylaşmak için 13 haziranda SOHRAM pikniğinde buluşalım.

Mütevazi çalışmalarla insanlarımıza bir nefeslikte olsa acılarını unutturup sevgiyi tattırmak istiyoruz. Mütevazi çalışmalarımızla insan olma erdemine ulaşmaya çabalıyoruz diyorsaniz; 13 haziranda SOHRAM pikniğinde buluşalım.

Mütevazi çalışmalarla; sevginin ellimize geçeceğine, Yeryüzüne barışın geleceğine, inanmak istiyoruz. Tanrıda sevgi içinde yaşamamızı istiyor.

Sevgiyi hisseden, insanım diyen herkesi aşşağıda davatiyesini sunduumuz 12. Geleneksel piknik şenliğimize davet ediyorum. Saygılarımla

Mim Yavuz Binbay

SOHRAM-DER

Genel Başkanı

Tarih :13.06.2010

Hareket Yeri : Sohram Der

Adres : Kurtismail Paşa 2.sok. Demiray Apt. kat:3 no:9 Ofis/Diyarbakır

Hareket Saati:07:00_08:30

09:00_10:00 sabah kahvaltısı

13:00_14:00 öğle yemeği ( döner, pilav,ayran…)

Piknik Yeri: Yenişehir Piknik alanı (Çınar yolu üzeri)

Tel: 0 412 224 44 77

E_mail: sohram@ hotmail.com – Web. www.sohram.com

  • Piknik Şenliğine katılım için derneğimize gelerek veya belirttiğimiz iletişim bilgilerinden birini kullanarak katılım sağlayabilirsiniz.
  • Katılım Ücretsizdir.

ŞENLİĞİMİZE ÖZGÜ RENKLER

Sohram Yöresel Folklor Gösterisi

Davul Zurna Eşliğinde Halaylarımız

Sohram İlahi Dinletisi

Skeçler

Sohram Çocuk Korosu

Rap

Sohram Öğrencilerinden Şiir Dinletisi

Animasyon Gösterisi

Yarışmalar

Sohram Canlı Müzik Grubu



Kurucumuz Mim Yavuz Binbay UNESCO ve BALZAN ödüllerine aday gösterildi.

Cumartesi, Ocak 30, 2010 13:43
Haber Kategorisi Genel

SOHRAM Kurucu başkanı Mim Yavuz Binbay Insan Hakları, eğitim, Şiddet dışı politika üretimi ve sosyal çalışmalar alanında topluma sunmuş olduğu hizmetleri sebebiyle Réintegration au Lieu d’Exile (Mağdurlara yerlerinde destek), OMCT (Uluslararsı Işkenceyle mücadele örgütü), IRCT (Uluslararası işkence Rehabilitasyon merkezi), ACAT Isviçre ( Isviçre Işkenceyi önleme .. Hareketi), CETIM (Gelişmekte olan ülkeleri destekleme merkezi), France Libertés (Fransa özgürlükler vakfı) gibi uluslararası kuruluşların desteğiyle 2010 UNESCO’nun 4 daldaki ve Italya’nın BALZAN ödüllerine aday gösterilmiştir. Bu güzel gelişmeyi siz dostlarımızla paylaşmak ve düşüncelerinizi almak istedik.

Kurucumuz Mim Yavuz Binbay’a başarılar dileriz.

SOHRAM BUTİĞİ İÇİN DESTEK ÇAĞRIMIZDIR !

Çarşamba, Ocak 27, 2010 22:20
Haber Kategorisi Genel

Onlara Hizmeti sizin katkılarınızla yapabiliyoruz. Tüm duyarlı insanlarımızın ihtiyaç sahipleri için kurmuş olduğumuz BUTİĞİMİZE katkıda bulunmaları için çagrıda bulunuyoruz. Onlara Bu hizmeti devam ettirebilmemiz için sizin ve çevrenizin katkıları büyük bir önem arz etmektedir. Özellikle çocuk giyisilerine daha çok ihtiyaç duyuyoruz çünkü butigimize gelen bir anneyle 3-4 çocuk geliyor. Onlardan KATKILARINIZI ESİRGEMEYİNİZ.

SOHRAM butiğinden ihtiyaç sahiplerine kullanılmış veya kullanılmamış elbise ve eşya dağıtımı yapılmaktadır. Bağışı yapılan eşya ve elbiseler gönüllülerimiz tarafından ihtiyaç sahiplerinin kullanımına hazır hale getirilmektedir. İhtiyaç sahipleri haftanın her günü hizmetlerimizden yararlanılabilmektedir. Siz veya çocuklarınız elbiseye ihtiyaç duyuyorsanız sadece SOHRAM’a gelip ihtiyacınızı belirtmeniz yeterli. Gönüllülerimiz size yardımcı olacaktır.

Butik hizmetimiz tamamen ücretsizdir.

2009 yılında; Bu amaçla; 2′980 kişi elbise ve eşya bağışladı, bu dağıtımlarda yaklaşık 27′850 parça elbise ve eşya dağıtıldı, bu dağıtımlardan 5′786 kişi yararlandı. Bu hizmetimiz 2002 yılından beri devam etmektedir.

Sizde Butiğimize katkıda bulunarak ihtiyaç sahiplerine yardımcı olabilirsiniz.

İrtibat Telefonu : 0412 224 44 77