2017 FAALIYET RAPORU

SOHRAM – DER

İşkence ve şiddet Mağdurları için Sosyal Yardımlaşma Rehabilitasyon ve

Adaptasyon Merkezi

2017 FAALIYET RAPORU

Adres: Kurt İsmail pasa 1. sokak Tavsanlı Apartmanı kat: 4 no: 10-11

ofis / Diyarbakır

Tel. : 00 90 412 224 44 77

e–mail : sohram@hotmail.com

web-site: www.sohram.com

SOHRAM-DER HAKKINDA GENEL BİLGİ

Derneğimizin temel amacı her türlü şiddetten işkence, savaş, iç karışıklık, sosyal çalkantı, aile içi şiddet ve taciz… Vs. (kendisi veya yakınları) etkilenmiş kişilere sosyal yardım, eğitim desteği, hukuksal destek, psikolojik ve fiziksel rehabilitasyon hizmeti vermektir.

Kurumumuzun temel ilkesi her türlü politik yapılanmadan bağımsız olmasıdır.

Merkezimizin temel amacı mütevazı çalışmalarla insan olma erdemine ulaşmaktır.

Derneğimiz 2000 yılından beri Diyarbakır’da faaliyetlerini sürdürmektedir. Kurumumuz nereden gelirse gelsin her türlü şiddete karşı Mücadele eder. Çalışmalarında kadın – çocuk ve yaşlılara özellikle öncelik tanır, hassasiyet gösterir. SOHRAM bölgede mağdurlara Türkçe, Kürtçe, Arapça, Süryanice psikoterapi hizmeti veren ilk merkezdir ve bugüne kadar bu hizmeti veren tek kurum olmaya devam etmektedir.

Kurumumuz çalışmalarında dinler (Hıristiyan-Müslüman-Alevi vd.) ve kültürler arası işbirliğini eşitlik temelinde temel alır. Bu çerçevede Süryaniler, Aleviler, Ermeniler, Yezidiler, Nusayrîler ve diğer dinsel azınlıkların yansıra tüm etnisiterle bu temelde işbirliği geliştirmeyi esas alır.

Kurumumuz eğitim desteğini, rehabilitasyon ve sosyal yaşama katılımını, dinler ve kültürler arası işbirliğini, mültecilere yardımı komple bir çalışma olarak ele almaktadır. Kurumumuz hizmet verdiği bireylerin topluma özgür ve etkin bir birey olarak katılımını sağlamayı amaçlamaktadır. Hizmet verdiği şiddet mağdurlarının; psikoterapi, sağlık rehabilitasyonlarının yanı sıra bu mağdurların aile bireylerini de aynı kapsamda ele alarak çocuklarına eğitim yardımlarının yanı sıra aileye sınırlıda olsa sosyal yardımlar yapmayı amaçlamaktadır. Eğer işsiz duruma düşmüş bir işkence mağduruna iş imkânı bulunmazsa, mülteci duruma düşmüş bir savaş mağduruna sığınacağı bir yer, sarınabileceği bir battaniye umudu verilmezse psikoterapinin pek etkisi olmaz. Bu sorunlara ortak bir sistemle yaklaşılmadığında sonuca ulaşmanın mümkün olamayacağına inanmaktayız.

Dinler ve kültürlerarası işbirliği sorunların kavranması için bir vizyon oluşturmada önemli etkenlerdir. Ancak zihniyet değişmediği sürece böylesi bir barışın sağlanması mümkün değildir. SOHRAM bu nedenle bu alanlardaki çalışmalarını “barış inşası” temelinde yoğunlaştırmaktadır.

Merkezimiz bu amacını gerçekleştirmek için yaptığı çalışmaların ana hatlarını;

  • Eğitim desteği ve kurslar (Savaş – iç çatışma – işkence – aile içi şiddet vd. mağdurlarına)
  • Psikolojik ve Hukuksal destek (Savaş – iç çatışma – işkence – aile içi şiddet vd. mağdurlarına)
  • Dinler ve kültürlerarası işbirliği ve özgün değerleri paylaşım
  • Mültecilere ve bölgedeki çatışma sebebiyle göç edenlere sosyal yardımlar, Sosyal yaşama yeniden adaptasyon ve Sosyal yaşamda rehberlik, Kullanılmış veya kullanılmamış elbise ve eşya dağıtımı, bebekler için süt dağıtımı, yardımları … Vb. faaliyetler olarak belirleyebiliriz.

Bu programlarımıza ek olarak imkânlarımız elverdiği oranda;

  •  Sağlık desteği (ücretsiz ilaç ve Muayene)
  • Hukuksal destek

 Kurumumuz hakkında daha geniş bilgi edinmek ve faaliyetlerimizi takip etmek için

SOHRAM’IN 2017 YILINDA BÖLGEMİZDE BARIŞ – MÜLTECİLERE YARDIM – ŞİDDET POLİTİKALARINA KARŞI ETKİNLİKLERİ

Ortadoğu’da devam eden ve bir dünya savaşını andıran olayların dünyaya ve ülkemize yansımalarını önemseyen kurumumuz, bu durum sebebiyle yeni bir sorumluluk yüklenme gereği duymuştur. Altı yıldır Suriye’de süren ve devletlerin vekâlet savaşına dönüşen iç savaş ve Irak’ta yıllardır devam eden iç savaş sebebiyle bölgemize kavimler göçünü andıran mülteci akınına sebep olmuştur. Savaşın barbarca yıkımından katliama varan saldırılarından korunmak için kaçan Suriyeli ve Iraklı savaş mağdurları (Arap, Kürt, Ermeni, Süryani, Yezidi, Türkmen, Alevi, Sünni) yıl boyunca yeni mülteci dalgalarına yol açmış ve bölgemizde mülteci sayısı 900’000 ülke genelinde ise 3’500’000’a ulaşmıştır. Bu atmosfer, hem ülkemizde hem de tüm dünyada istikrarsızlığa bunun sonucunda da, milliyetçilik ve radikal anlayışların artmasına neden olmuştur. Bu ırkçı anlayışların yansıması olarak bazı medya guruplarının ve yazarlarının mültecileri ve özellikle Suriyelileri özdeşleştirdikleri Arap etnisitesini hedef alan periyodik olarak nefret suçu içeren ırkçı yayınlar yapıldığı kurumumuzca gözlenmiştir. Son dönemlerde kurucu genel başkanımız da bu periyodik nefret suçu içeren ırkçı yayınların hedefi olmuştur.

Küresel güçlerin kışkırtmalarıyla devam eden savaş o coğrafyada yaşayan halkların (Arap, Kürt, Süryani, Ermeni, Türkmen vd.) katliamına dönüşmüştür. Bu çerçevede SOHRAM eski faaliyetlerinin yansıra, yeniden yapılandırarak mültecilere yardım, dinler ve kültürlerarası işbirliği olarak belirlemiştir. Sınırlı imkânlara sahip olan SOHRAM bu faaliyetleri gerçekleştirmeye çabalarken mevcut gücünü aşacağının ve zorlanacağının farkındadır. Sürekli olarak söylediğimiz gibi Barış için mücadele zaman alır ve zihniyetin değişimini gerektirir. SOHRAM çalışmalarında böylesi küresel bir çalışmayı hedeflemektedir. Bu sebeple SOHRAM yeni finansal kaynaklara ve kadrolara ihtiyaç duymaktadır.

SOHRAM’ın bölgemizde şiddetsiz bir kültürün geliştirilmesi için uzun vadeli ek programları şunlardır:

  • Etnik gruplar -kültürler ve dinler arası hoşgörü ve işbirliği faaliyetleri.
  • Irak ve Suriye’de vekâlet savaşları sebebiyle oluşan ortaçağ anlayışının etkilerini azaltacak faaliyetler.
  • Suriyeli mültecilerle uzun erimli kalıcı ilişkiler geliştirmek.

15 Temmuz 2016’dan bu yana, darbe girişimi, çatışma ortamı koşulları ve 21 Temmuz 2016 tarihinden beri ilan edilen olağanüstü hal koşulları Türkiye’deki yaşam koşullarını ve çalışma koşullarımızı önemli ölçüde zorlaştırmıştır.

Olağanüstü Hal 01 Ocak – 31 Aralık 2017 arası Bilançosu

Açıklama Kişi sayısı
PKK ile devlet kuvveti arasındaki askeri operasyon ve polisle çatışmaya bağlı ölüm sayısı.  Yaklaşık    4’768
Yaralı sayısı  Yaklaşık    1’278
Gözaltına alınanların sayısı  Yaklaşık  36’826
Tutuklanan kişi sayısı  Yaklaşık  23’648
İş akitleri feshedilenlerin sayısı Yaklaşık   18’536
Olağanüstü hal altında gözaltı süresi 30 gün

Türkiye’de ve özellikle Diyarbakır’daki Mülteci sorunları ve çatışma ortamı:

Cezaevlerinde Durum – Adalet Bakanlığına göre cezaevlerinde, 2’836’sı çocuk (18 yaş altı), toplam 228’292 tutuklu ve hükümlü bulunmaktadır. Bu rakam cezaevlerinin kapasitelerinin çok üzerinde olmasi sebebiyle cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin yașam koşullarını olumsuz bir şekilde etkilemektedir.

İşkence: Psikolojik işkence ve fiziksel işkence, 2012’den önceki döneme geri dönme eğilimi gösteriyor. Mağdurların ifadelerine göre, eski işkence yöntemleri yeniden uygulanmaktadır.  Ancak psikolojik işkence (tehditler, hakaretler, uyku yoksunluğu, uzun süreli sorgulamalar, vb.) En yaygın olanıdır.

Kadın cinayetleri – Medya haberlerine göre, 2017’de kadın cinayetlerinde % 18’5 oranında bir artış gözlemlendi. 2017’de çeşitli nedenlerle boşanma, ayrılma, reddetme ve kıskançlık, krizin etkileri, işsizlik, gibi etkenler saikıyla 409 kadın öldürüldü. Bazıları intihar süsü verilerek, bazıları ise aile konseyi kararı ile veya cinsel yönelim ya da toplumsal cinsiyet kimliği yüzünden, bazıları tecavüze uğradıktan sonra, bazıları bilinmeyen nedenlerden ötürü katledildi. 2017’de 387 çocuk ve 332 kadın cinsel istismara uğradı. Bununla birlikte, hala bu konuda net istatistikî veriler bulunmamaktadır. 

Mülteci sorunu: Suriye’de kötüleşen iç savaş sebebiyle barbarca uygulanan katliamlar ve işlenen insanlık suçları sebebiyle, mültecilerin 2017 yılında da Türkiye’ye sığınmak zorunda kalmalarını arttırmıştır. Bölgemiz uluslararası vekâletler savaşı bölgesi haline gelen Suriye ve Irak’a komşu olması sebebiyle sığınmacı sayısında olağanüstü bir artış olmuştur. Resmi açıklamalar göre Türkiye’de yaklaşık üç buçuk milyon sığınmacı bulunmaktadır. Ancak bu sayı açıklananın çok üstünde olduğu gözlenmektedir. Türkiye’de toplam her biri on bin kapasiteli 26 mülteci kampı bulunmaktadır. Bu kamplarda toplam 260’000 sığınmacı barınabilmektedir.

2017 yılında Sohram Suriye’de süren savaşın durdurulması, mültecilerin durumu, mültecilere yardım ile ilgili basın açıklamaları ve duyarlılık çağrıları yaptı etkinlikler düzenledi.

Tüm ülkelerde olduğu gibi büyük oranda bir mülteci dalgasına karşı bir düşmanlık algısı oluşur veya bazı şoven kesimlerce oluşturulmaya çalışılır. Gelen mültecilerin büyük bir bölümünde dil sorunu var. Gelen mültecilerin çoğunluğu Arapça konuşmaktadır. Küçük bir azınlıkta Kürtçe konuşmaktadır. Kürtçe konuşabilenler azda olsa Kürt bölgesinde daha kolay ilişki kurabilmekte ve iş bulabilmektedir. Arapça konuşanlarda ise bu sorunlarla baş etmek daha zor olmaktadır.

Kış mevsimi mültecilerin yaşamını daha da zorlaştırmaktadır. Bu zorluklar en çok hasta, hamile kadınlar, çocuklar, yaşlılar, dini azınlıklara (Hıristiyanlar, Yezidiler, Aleviler, vb) ait olanları daha çok etkilemektedir. Kışın bu zor koşullarında mültecilere yardım edebilmemiz için yardımlarınıza acilen ihtiyaç duymaktayız.

Bu iç savaştan kaçan sığınmacılara kurumumuzca 2017 yılında da psikolojik, sosyal, hukuksal, eğitim, sağlık, bebeklere haftada 4 litre süt desteği, gıda yardımı, dil kursu, giyecek, yiyecek destekleri çerçevesinde çeşitli hizmetler sunmaya devam etmiştir.

Suriyeli Bebeklere haftada 4 litre süt kampanyası çerçevesinde süt dağıtımı ve ailelere gıda yapıldı.

  • Bebeklere gösterilen özel hassasiyet çerçevesinde 332 bebeğe haftada 4 litre dağıtılmıştır.
  • 150 civarında halı, kilim, battaniye, ısıtıcı soba, yatak, ev malzemeleri dağıtılmıştır. .
  • Butiğimizden ücretsiz olarak 15’326 kişi yararlandı.
  • 52 kişi hukuksal danışmanlık desteğimizden yararlanmıştır,
  • 184 aile gıda yardımından yararlandırılmıştır.
  • 68 mülteci Türkçe dil kurslarından yararlanmıştır. Bu hizmet mültecilerin İș arama imkânını ve çevreleriyle iletişim kurma imkânlarını önemli ölçüde kolaylaştırmaktadır.
  • 46 mülteci çocuğa eğitim desteği verilmiştir. Bu destek çocukları eğitim sürecinde tutabilme bağlamında geleceklerinin sekilenmesinde önem arz ettiğine inanmaktayız.

İç çatışmalar: Maalesef 2017’de PKK, FETÖ, DHKPC ve güvenlik güçleri arasındaki çatışma yoğunlaştı. Umutlar yerini çatışma ortamının umutsuzluğuna sürükledi. Bu iç çatışma nedeniyle, şiddet ortamı maalesef daha da şiddetlendi. Ne yazık ki bu çatışmalar sebebiyle, bölgeye şiddet iklimi hâkim olmuştur. PKK bu çatışmalarda bombalı araç ve intihar bombacıları kullanıyor. Devlet özel kuvvetleri tarafından PKK güçlerine karşı operasyonlarını aralıksız devam ediyor. Medyada yapılan resmi açıklamalara göre 2017 yılında yaklaşık 3’768 kişi öldü yaklaşık 978 kişi yaralandı ve yaklaşık 34’826 kişi gözaltına alındı ve yaklaşık 22’648 kişi tutuklandı; yaklaşık 500’000 kişi evlerini terk etmek zorunda kalmıştır. Halk öfke, korku ve çaresizlik üçgeninde sıkışıp kaldı.

Çatışma ortamında çok sayıda 18 yaşın altında çocuğun çatışmalarda yer almasına göz yumulduğu gözlemlenmiştir. BM çocuk hakları sözleşmesine ve Cenevre sözleşmesine aykırı bu durumun insan haklarına aykırı bir durum olduğunu ve duyarlılık gösterilmesi gerektiğini tekrar hatırlatmak isteriz. Bu çerçevede bu çocukların koşulsuz ve şartsız olarak ailelerine teslim edilmeleri çağrısında bulunuyoruz.

Devlet kurumlarına ulusal ve uluslararası hukuk normlarına uyulması hususunda hassasiyetle uyulması ve ailelerine teslim edilen çocuklarla ilgili adli soruşturma açılmaması ve topluma yeniden kazandırılması amacıyla sosyal programlar uygulanması çağrısında bulunuyoruz.

Bu konuda taraflar ulusal ve uluslararası uygun koşulları kabul ettiği takdirde Sohram bu çocukların tekrar topluma kazandırılması için uygulanabilecek projelerde gereken tüm sorumlulukları almaya hazır olduğunu deklere ederiz.

Dünyanın ve özellikle bölgemizin geçmekte olduğu bu hassas dönemde, sorunların ülkenin yıkımına sebep olacak çatışmalarla değil diyalog ve demokratik yol ve yöntemlerin esas alınması çağrısında bulunuyoruz.   

Sorunların çözümünde önemli aktörler olması gereken politikacılar halkın barış beklentilerini projelendirecek ve çözüm bekleyen siyasi olgularda sürekli tribünlere oynayarak edilgenlikten öteye geçememiş ve gerekli rolünü oynayamamıştır. Dolayısıyla siyasi kurumlar 2017 yılında da gerektiği gibi rollerini oynayamamıştır.

HDP partisinin 26 milletvekili ve 62 belediye başkanı gözaltına alındı ve bunların 18’inin yanı sıra 62 belediye başkanı tutuklandı. 9 milletvekili ve 4 belediye başkanı serbest bırakıldı.

Mülteciler: Sayıları gün geçtikçe artan savaşın barbarlığından kaçarak ülkemize sığınmak zorunda kalan Suriyeli savaş mağdurlarına kısıtlı olan imkânlarımız dâhilinde Battaniye, ilaç, elbise, 0-2 yaş gurubu bebeklere haftada 4 litre süt, ev eşyaları, soba, yakacak, çocuklara ve yetişkinlere dil kursu, gıda yardımı, iş arama, ev arama vb. yardımlarda bulunulmuştur. Bu yardımlarımızdan ırk, din, mezhep ayırımı yapılmadan binlerce kişi yararlandırılmıştır.

Bu yardımlarımıza devam edebilmek için desteğinize ihtiyacımız var. Desteğiniz bir bebek, bir çocuk ya da yaşlı bir işkence ve şiddet mağduru için umut ışığı olacaktır.

Suriyeli mültecilere daha iyi hizmet vermek ve sorunlarıyla ilgilenebilmek amacıyla Suriyeli gençler ve Sohram gönüllülerinden oluşan bir komite kuruldu. Komitenin amacı, Suriye’de akan kanın durması için çalışmalar yapmak, göç eden Suriyelilerin sınırlarına yakın kalmalarını sağlamak ve Avrupa’ya göç etmelerini durdurmak, henüz göç etmemişlerin ise ülkelerinde kalmaları yönünde çalışmalar yapmayı amaçlamaktadır.

Mültecilere yönelik bu programız gelecekte, Suriye’de barışın sağlanıp ülkelerine döndüğünde SOHRAM ve mülteciler arasında bir kardeşlik köprüsü kurmayı amaçlamaktadır.

KURUMUMUZUN 2017 YILINDA GERÇEKLEŞTİRDİĞİ ETKİNLİKLER

 

Çini Sanatıyla Terapi: Kütahya-Dumlupınar Üniversitesi’nden Yrd.Doç.Dr.Birnaz ER, Gazi Üniversitesinden Öğr.Gör. Zeliha SARIKAYA HÜNEREL,   akademisyenler Özkan Tokaç, Nurife Aydoğdu, Fikret Aydoğdu, Tugçevik ve Aynur özer Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Birimi “Şiddet ve Göç Mağduru Gençlerin Rehabilitasyonu ve Adaptasyonunda Çini Sanatıyla Terapi “  Kursları SOHRAM-DER işbirliğiyle SOHRAM-DER eğitim biriminde 25-29 Eylül 2017 tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Programımız, dezavantajlı durumda bulunan 14-29 yaş arası gençleri topluma entegre etmek, onları sanatla buluşturarak Türkiye’ye zorunlu göç etmeleri sonucunda, yaşadıkları travmalardan uzaklaştırmak; gençlerin bilgi ve yeteneklerinin farkına varmalarını sağlamak, sanatla buluşturarak içinde bulundukları psikolojik yoksunluklardan uzaklaştırmak, onları topluma sanat yoluyla dahil ederek özgür bireyler olarak topluma entegre etmek,  gençleri sanat ve barışın birlikteliğinde buluşturmak; sanat ve barışın birlikteliğinde onlara meslek edindirmek, kendi yaratım güçlerinin farkına varmalarını sağlamak ve bu yolla topluma sağlıklı ve güvenli bireyler olarak dahil olmalarını sağlayarak insan olma erdemine ulaştırmayı amaçlamaktadır.

  • Her argümanın (Din, Politika vb.) pervasızca kullanılarak insanların ötekileştirilmeye çalışıldığı bir dönemde, Toplumumuza yeni bir bakışı ve vizyonu getirdiğine inanarak gelenekselleştirdiğimiz; Kültürlerarası ve dinler arası işbirliğini ve barışın temellerinin kavranması amacıyla merkezimizde “Diğerleri bizim gibidir, Bizler diğerleri gibiyiz” konulu seminerlerimize 2017 yılında da devam edildi. Bu seminerler aracılığıyla Dinler ve kültürler arası işbirliği – eşitlik ve hoşgörü geliştirilmeye çalışıldı.
  • Aynı amaç çerçevesinde Mardin Dar’ul Zahfaran Manastırı Metropoliti Sayın Saliba Özmen gönüllülerimizden oluşan bir heyetle ziyaret edilerek dinler arası işbirliği çerçevesinde paylaşım sunulmuştur.

Mardin Dar’ul Zahfaran Manastırı Metropoliti Sayın Saliba Özmen ziyareti

  • Kurucu başkanımız Mim Yavuz Binbay tarafından 2002 yılında başlatılan dinlerin eşitliğini ve hoşgörüsünü yaşama geçiren ve gelenekselleştiren etkinlikler çerçevesinde SOHRAM, Paskalya ve Noel kutlamalarını Süryani kadim, Ermeni ve Keldani kardeşleriyle kutladılar. Basına açıklamada bulunan Kurucu genel başkanımız Mim Yavuz Binbay; 15 yıldır bu geleneği sürdürdüklerini ve bu gelenekle yaşanan tüm acı olaylara rağmen Süryani, Ermeni, Keldani kardeşlerimize binlerce yıl yaşadığımız birlikteliğin kardeşlik köprüsünü bugünkü kuşakla yeniden inşa etmeye çalışıyoruz. SOHRAM olarak her hal ve koşulda bu geleneği sürdüreceğimizi ifade etmek istiyoruz. “Bölgemizin trajik tarihini bilincinde diyorum ki bir daha asla geçmişte yaşanan trajik olaylara bir daha izin vermeyeceğiz. Kardeşlerimize kendimiz gibi sahip çıkacağız. Sohram’ın 15 yıldır ektiği tohumlar, 2017 Noel kutlamaları sırasında meyvelerini verdi. Ortodoks, Katolik, Protestan, Sünni Müslümanlar, Aleviler, Süryaniler, Ermeniler, Kürtler, Araplar, Noel’i birlikte kutladılar.

Meryemana Süryani kilisesi                                Noel ve Paskalya kutlaması

  • Psikolojik destek birimimizin sunumuyla 26 Haziran BM Uluslararası İşkence ve Kötü Muameleyle Mücadele günü dolayısıyla merkezimiz salonunda “SAVAŞVE MÜLTECİLIK KOŞULLARINDA KADIN VE ÇOCUK HAKLARI” ve “ konulu seminer verildi.
  • ÖSS öğrencilerimize sınav kaygısı, sınav stresi ilgili psikolojik destek hizmetleri merkezimiz Psikolojik destek bölümü tarafından
  • Anneler günü kurumumuzdan destek alan mülteci kadınlar ve katılmak isteyen tüm annelere açık bir kutlamayla çeşitli etkinliklerle gerçekleştirildi.
  • Her yıl olduğu gibi 24 Kasım öğretmenler gününde kurumuzda hizmet veren gönüllü öğretmenlere öğrencilerimiz ve sosyal hizmet bölümümüz bir kutlama organize ettiler.
  • Sosyal hizmet bölümümüz ve rehber psikologlarımızın ortak çalışmasıyla öğrenci ailelerine aile içi iletişim ve ruh sağlığıyla ilgili hizmetler verilmiştir.

Bu zor dönemimizde duyarlılığını esirgemeyen Amnesty İsviçre’nin sunduğu özel katkıları için teşekkür ederiz.

EĞİTİM DESTEĞİ VE KURSLAR

 

 

Suriyeli öğrenciler ve Türkçe kursu

SOHRAM kuruluş amacı çerçevesinde 2000 yılından beri, Şiddet ve savaş ortamından etkilenen çocuklara eğitim desteği projesi kapsamında bu güne kadar yaklaşık 1’508 öğrenciye eğitim desteği, psikolojik destek ve sosyal hizmet destekleri sunarak bu çocuklarımızın eğitimlerini devam ettirebilmelerine olanak sağlanmıştır. İlkokul, lise, Ortaokuldan beri destek verdiğimiz çocuklarımızdan bazıları üniversiteyi bitirip bizi gururlandırarak başarıyla hayata atıldı. Üniversiteye giremeyen lise mezunu çocuklarımız toplumla barışık ve eğitimli birer birey olarak yaşama daha güçlü tutundu. İşte eğitim desteğimizin kelimeye yer bırakmayan gurur veren sonuçları !

  • 2015–2016 eğitim yılında gönüllü öğretmenlerle hafta sonları merkezimizde etüt dersleri, tamamlayıcı kurslar üniversite (LYS) ve (SBS) hazırlık, açık öğretim kursları verildi.
  • Savaş mağduru Iraklı ve Suriyeli 46 öğrenci eğitim programımıza alındı.
  • Dicle Üniversitesine kayıt yapan veya üniversite eğitimini bitiren öğrencilerimiz kurumumuzda gönüllü öğretmen olarak hizmet vermektedir.
  • Kurumumuz burs amaçlı bir fon oluşturulmuştur. Ancak ne yazık ki, bugüne kadar bu fon daha işlevli hale getirilerek üniversiteyi kazanan tüm öğrencilerimize simgesel boyutta da olsa burs verebilecek bir konum kazandırılamamıştır. Bu sebepten dolayı, Üniversiteyi kazanan tüm öğrencilerimiz burs desteği ihtiyacı hissetmesine rağmen bu öğrencilerimizden çok azına simgesel oranda bir burs verebilmekteyiz. Bu konuda duyarlı çevremizin desteğine ihtiyaç duyuyoruz ve desteklerini bekliyoruz. Bir Umutta Siz Olun !
  • Suriye ve Irak’tan gelen yetişkin mültecilere etraflarıyla ilişki kurabilmek ve iş aramalarını kolaylaştırmak amacıyla Türkçe kurslar düzenlendi. Bu kurslarımızdan 2017 yılında 104 kişi bugüne kadar toplam 457 kişi yararlandı.
  • Hafta sonu kurslara katılan öğrencilerimize merkez mutfağından ücretsiz yemek yeme olanağı sağlanmaktadır.
  • Öğrencilerimize ve gönüllülerimize özellikle dinsel çatışmaların ve ırk ayırımcılığının kışkırtıldığı bu dönemde dinler – Mezhepler ve kültürlerarası eşitlik ve hoşgörü bir prensip olarak benimsetilmektedir.
  • Eğitim sonrası bir meslek sahibi olunduğunda aynı amaçlara gönüllü hizmet verme ideali benimsetilmektedir. Şiddet ortamının yarattığı olumsuz etkiler sonucunda topluma olan kaybolmuş güvenlerini yeniden sağlamak ve onları yeniden geleceğe umut duyan birer birey haline getirmek amaçlanmaktadır.

PSİKOLOJİK REHABİLİTASYON

  • Sohram Psikolojik destek birimi bir travma bölgesi olan bölgemizde, psikolojik desteğin önemini ve gerekliliğini kurumumuz 15 yılda 3’312’i aşkın mağdura hizmet vererek bölge halkımıza bu hizmeti benimsetmiştir. Bu etkinliğimiz sonucunda psikoterapi’nin önemi bölgemizde önemsenir bir gerekliliğe dönüşmüştür.
  • Her yıl olduğu gibi 2017 yılında da görüşmeye başvuranların çoğunlukla kadınlar olduğu görülmektedir. Bu da toplumsal yaşantıda feodalitenin baskıcı aile yaşantısına getirdiği sonuçların etkisidir. Aile içi şiddet, dayak formatından çıkarak aile içi taciz, cinsel istismar yaşantılarının açığa çıkması şeklinde hemen olmasa da psikolojik destek süreci içerisinde ortaya konan gerçekler olarak saptanmaktadır.
  • Bu durumdan mağdur bayanların da görüşme sürecinde öncelikle maruz kaldıkları bu davranışı pasif kabullenme boyutundan aktif farkındalık boyutuna, bu durumla yaşayabilme ve mücadele edebilme düzeyine geçebildikleri gözlenmiştir.
  • Şiddet, işkence, savaş, aile içi şiddet, taciz veya cinsel istismar mağdurlarının psikolojik destek süreci sonucunda elde ettikleri en büyük ortak kazanım kendilerinin maruz kaldıkları her ne olursa olsun affedilmez gerçekler olduğu ve bu gerçeklerle mücadele edebilecek bir Özgüven benlik ve ego güçlerinin olması gerekliliğidir. Nitekim uzun yoğun ve sabırlı bir süreç sonucunda bu kazanımlar ile bireysel ve toplumsal ruh dinginliği bununla birlikte farkındalığı yüksek daha huzurlu uyumlu ve üretken bir yaşama dönüşmesidir.

Psikolojik destek servisimiz sürekli çok sınırlı bir bütçeyle çalışmalarını sürdürmek durumunda kalmaktır. Her ne kadar hizmetlerimize bunu yansıtmamaya gayret göstersekte, her geçen gün hizmetlerimize devam edebilmemiz için ciddi bir ek desteğe ihtiyaç duymaktayız. Bu konuda tüm duyarlı kişilerin ve kurumların desteklerini beklemekteyiz. Bu konuda duyarlı olan herkesi ve kurumları katkıda bulunmaya çağırıyoruz.

Bilindiği gibi bölgemizde yaşanan toplumsal şiddet ortamı sebebiyle Toplumsal Travma boyutlarındaki sonuçlar ciddi anlamda tehlike sinyalleri vermektedir. Aile içi şiddet, geleneksel yapıdaki kültürel zihniyet gözetilmeden terimlerin ve olguların yerinde kullanılmaması bu olayları teşvik etmektedir. Şiddetin yoğun bir biçimde uygulanması sebebiyle işkence kadar ağır tahribatlara yol açmaktadır.

Bölgemizde ayrıca politik örgütler içinde de şiddet, kötü muamele ve psikolojik baskı yaygın bir biçimde uygulanmakta ancak hiçbir kesim tarafından dile getirilmediği ve ilgilenilmediği için tahribatları daha derin olmaktadır. 

Derneğimiz 2017 yılında 152 şiddet, işkence, göç ve Savaş mağduruna tedavi hizmeti vermiştir.

Derneğimiz, halkımızın sosyal ve kültürel duyarlılığını göz önüne alarak sadece bireysel görüşme uygulamaktadır. Grup görüşme yöntemi ise uygulanmamaktadır. 

Sunulan tedavi hizmetleri dışında hastalarımıza gönüllü avukatımız aracılığıyla ücretsiz hukuki danışmanlık desteği verilmektedir.

Başvurucularımıza ilişkin çeşitli bilgiler: 2017 yılı içinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını belirten 152 kişi tedavi olmak amacıyla Merkezimize başvuru yapmıştır. İlk kabul ve değerlendirmeler sonucunda başvuruculardan alınan bilgiler sonucu mağdurlara ilişkin çeşitli bilgiler aşağıda ki tablolarda gösterilmiştir. Merkezimize başvuran 152 mağdurdan en küçüğü 12 yaşında, en büyüğü ise 76 yaşındadır.

  Sayı
Kriter 1 Etnik Köken* Arap 53
  Türk 12
  Kürt 67
  Zaza 16
  Syriaque 4
   
Kriter 2 Başvurucuların yaşı 18 yaş üstü 123
  18 yaş altı 29
   
Kriter 3 Başvurucuların şiddete Politik 58
Maruz kalma sebepleri Adli suçlar 3
  Aileci şiddet 38
  Diğer sebepler (Savaş ve göç Suriye) 53
   
Kriter 4 Mağdurların şiddete maruz  Polis 61
Kaldıkları yerler Jandarma
  Aile içinde 38
  Diğer yerler 53
   
Kriter 5 Cinsiyetleri Kadın 89
  Erkek 63

*Etnik köken tablomuz başvurucunun kendi beyanı üzerine belirlenmektedir. Bazıları köken olarak Arap, Süryani veya Ermeni olduklarını, ancak Kürtçeye veya Türkçeye asimile olduklarını ifade etmişlerdir

Tedavilerde Elde edilen sonuçlar İşkenceden ve şiddet kaynaklı tahribatların tedavi süreçlerinin uzun olduğu konusunda yaptığımız tespitimizi doğrulamaktadır. Bu mağdurların tedavileri 6 ayla bir sene arasında değişmektedir.

Başvurucularımızın bir bölümü tıbbi ve hukuki yardım ihtiyacı dışında sosyal yardım ve çocuklarına eğitim desteği isteğinde de bulunmaktadırlar. Bu yardımları içeren destekler sağlanabildiğinde daha olumlu sonuçlar alınmaktadır. Mağdurların tüm tedavileri derneğimizce ücretsiz olarak karşılanmaktadır.

HUKUKSAL YARDIM: Bölgede yaşanan yoğun hukuksal sorunlara işkence ve savaş mağdurlarına, her ne sebeple olursa olsun şiddete maruz kalmış kişilere yardımcı olmak amacıyla gönüllü avukatımız aracılığıyla ücretsiz danışma hizmeti sunuldu.

SOSYAL Bölümümüz Etkinlikleri:

  • Suriyeli savaş mağdurlarına Battaniye, ilaç, elbise, bebek maması, soba, dil kursu, gıda yardımı, iş arama vb. yardımlarda bulunulmuştur.
  • Derneğimiz bünyesinde kurulan butikten ihtiyaç sahiplerine kullanılmış veya kullanılmamış elbise, gıda ve eşya dağıtımı yapıldı. Bağışı yapılan eşya ve elbiseler gönüllülerimiz tarafından ihtiyaç sahiplerinin kullanımına hazır hale getirtildi. İhtiyaç sahipleri haftanın her günü hizmetlerimizden yararlanabilmektedir. Bu amaçla; 2017 yılında, 9’367 kişi elbise, gıda ve eşya bağışladı, bu dağıtımlarda yaklaşık 42’000 parça elbise, gıda ve eşya dağıtıldı, bu dağıtımlardan 15’326 kişi yararlandı.

 

Sizde Butiğimize katkıda bulunarak ihtiyaç sahiplerine yardımcı olabilirsiniz.

Siz duyarlı dostlarımızın maddi ve manevi katkıları hizmetlerin yaygınlaşmasında büyük önem taşımaktadır. Siz de bir çocuğun geleceğini kurmasına veya acılı bir yüreğin acısını hafifletmek için katkıda bulunabilirsiniz. Bu konuda tek kaynağımızsınız. Telefon ve mail adresimizle bizimle bağlantı kurmaktan çekinmeyiniz. Bu konuda çalışmalarımızı güçlendirecek ve yön verecek katkılarınızı ve önerilerinizi bekliyoruz. Bir Işıkta Siz Olun! 

Bir hizmet almaya ihtiyacınız varsa, ihtiyacını duyduğunuz hizmeti sadece merkezimize başvurarak hiçbir ücret ödemeden alabilirsiniz.

Bu hizmetlerimizin gerçekleştirilmesinde ve insanlarımıza ulaştırılmasında, Gönüllülerimize ve çeşitli biçimlerde katkı sunanlara verdikleri desteklerinden dolayı teşekkür ederiz. 

BAĞIŞLARINIZLA; UMUTSUZA UMUT, ÇARESİZE ÇARE OLUN! 

DERNEĞİMİZ YAPACAĞINIZ VE TOPLAYACAĞINIZ BAĞIŞLARLA GÜÇLENECEKTİR!

DERNEĞİMİZİN DAHA GÜÇLÜ HİZMET VEREBİLMESİ İÇİN BAĞIŞ YAPINIZ. !

YAPACAĞINIZ HER BAĞIŞ YENİ BİR UMUT, YENİ BİR IŞIK, YENİ BİR HİZMETTİR! 

BAĞIŞLARINIZI KENDİNİZ VEYA BİR YAKININIZ ARACILIĞIYLA DERNEKTE MAKBUZ KARŞILIĞI YAPABİLİRSİNİZ!

YAPACAĞINIZ KATKILARINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER!